İslamda Nazar Değmesi Gerçek mi Nazardan Korunmak İçin Ne Yapmalıyız

İslamda Nazar Değmesi Gerçek mi? Nazardan Korunmak İçin Ne Yapmalıyız?

Nazar değmesi, yani göz değmesi, insanlık tarihi kadar eski bir kavramdır. Toplumumuzda sıklıkla dile getirilen, bazılarının sadece bir hurafe olarak gördüğü, bazılarının ise ciddiye aldığı bu konu, İslam dininde de önemli bir yer tutar. Peki, nazar değmesi gerçekten var mıdır? İslam alimleri ve kutsal metinler bu konuda ne diyor? Daha da önemlisi, bir Müslüman olarak nazardan korunmak için hangi meşru yollara başvurmalıyız?

Bu makalede, “nazar haktır” gerçeğini Kur’an ve Sünnet ışığında inceleyecek, nazardan korunma dualarını ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) tavsiyelerini detaylı bir şekilde ele alacağız.

Nazar Değmesi Nedir ve İslam’daki Yeri

Nazar, Arapça kökenli bir kelime olup “bakış” anlamına gelir. Terim olarak ise, bazı insanların bakışlarındaki zararlı etkiyle bir canlıya, mala veya hoşa giden bir şeye zarar vermesi durumunu ifade eder. Bu durum bazen kıskançlık (haset) ile karışık bir bakışla, bazen de aşırı beğenme ve hayranlık dolu bir bakışla gerçekleşebilir.

Nazarın Tanımı: Göz Değmesi ve Haset İlişkisi

Nazar, sadece kötü niyetli bakışlardan kaynaklanmaz. Bir annenin çocuğuna olan aşırı sevgisiyle bakması veya bir kişinin yeni aldığı bir eşyayı çok beğenerek incelemesi sonucunda da nazar değebilir. Buradaki temel mekanizma, bakışların yaydığı enerjinin karşı taraf üzerinde olumsuz bir etki oluşturmasıdır.

Haset ise, başkasında olan bir nimetin yok olmasını istemektir. Nazar ile haset sıkça birlikte anılır. Her haset edenin nazarı değebilir, ancak nazarı değen herkes haset ediyor olmayabilir.

Kur’an-ı Kerim ve Hadislerde Nazarın Varlığı

İslam dinine göre nazarın varlığı ve nazar değmesi kesindir. Bu konuda hem Kur’an-ı Kerim’de işaretler hem de Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sahih hadisleri bulunmaktadır.

Kur’an-ı Kerim’de Nazar:

Kalem Suresi’nin 51. ve 52. ayetleri, nazarın varlığına dair en net delillerden biri olarak kabul edilir:

“O inkâr edenler Zikr’i (Kur’an’ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. Hâlâ da (kin ve hasetlerinden:) ‘Hiç şüphe yok o bir delidir’ derler.” (Kalem Suresi, 68/51-52)

Müfessirler, bu ayette geçen “gözleriyle devireceklerdi” ifadesinin, Mekkeli müşriklerin Peygamber Efendimiz’e (s.a.v.) olan kin ve haset dolu bakışlarının şiddetini ve nazarın etkisini anlattığını belirtirler.

Ayrıca Yusuf Suresi’nde Hz. Yakub’un (a.s.), oğullarını Mısır’a gönderirken “Ey oğullarım! (Şehre) hepiniz bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin” (Yusuf Suresi, 12/67) tavsiyesi de, dikkat çekip göze gelmemeleri, nazara uğramamaları için alınmış bir tedbir olarak yorumlanır.

Hadis-i Şeriflerde Nazar:

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), nazarın hakikat olduğunu açıkça beyan etmiştir:

“Nazar (göz değmesi) haktır.” (Buhârî, Tıb, 36; Müslim, Selâm, 41)

Başka bir hadis-i şerifte ise nazarın etkisinin ne kadar güçlü olabileceği şöyle ifade edilir:

“Nazar, insanı mezara, deveyi kazana koyar.” (Keşfü’l-Hafâ, II, 76)

Bu hadisler, nazarın hafife alınmaması gereken manevi bir etki olduğunu göstermektedir.

Nazarın Belirtileri Neler Olabilir?

Nazarın etkileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Manevi bir rahatsızlık olduğu için belirtileri genellikle ani ve sebepsiz ortaya çıkan durumlar şeklinde kendini gösterir:

  • Ani ve belirgin bir sebep olmaksızın ortaya çıkan baş ağrıları veya ağırlık hissi.
  • Sürekli esneme hali, halsizlik ve yorgunluk.
  • İştahsızlık, mide bulantısı veya ani rahatsızlıklar.
  • İşlerin aniden ters gitmesi, bereketin azalması.
  • Özellikle çocuklarda sebepsiz yere sürekli ağlama ve huzursuzluk.

Elbette bu belirtiler tıbbi rahatsızlıklardan da kaynaklanabilir. Bu nedenle, fiziksel bir rahatsızlık hissedildiğinde öncelikle tıbbi yollara başvurulmalı, bunun yanında manevi korunma yöntemleri de ihmal edilmemelidir.

Nazardan Korunmanın Meşru Yolları: Dualar ve Sünnet

İslam dini, nazarı bir hakikat olarak kabul ettiği gibi, ondan korunmanın meşru yollarını da göstermiştir. Korunma, tedavi etmekten daha önceliklidir.

İslamda Nazar Değmesi Gerçek mi - İslamda nazardan korunmak

Manevi Kalkan: En Etkili Nazar Duaları ve Sureler

Nazardan korunmanın en güçlü yolu Allah’a sığınmak, O’ndan yardım istemektir. Kur’an-ı Kerim ve Peygamberimiz’in öğrettiği dualar en büyük kalkandır.

  1. Muavvizeteyn (Felak ve Nas Sureleri): Felak ve Nas sureleri, her türlü şerden, hasetten ve nazardan Allah’a sığınmak için en etkili surelerdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu iki sureyi “sığınılanların en güzeli” olarak nitelendirmiştir. Sabah, akşam ve yatmadan önce bu sureleri okumak sünnettir.
  2. Ayetel Kürsi: Bakara Suresi’nin 255. ayeti olan Ayetel Kürsi, muazzam bir koruma sağlar. Farz namazlardan sonra ve yatmadan önce okunması, kişiyi manevi tehlikelere karşı korur.
  3. Fatiha Suresi: Kur’an’ın özü olan Fatiha Suresi, aynı zamanda bir şifa ve korunma vesilesidir.
  4. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Okuduğu Korunma Duası: Hz. Peygamber (s.a.v.), torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’i nazardan ve kötülüklerden korumak için şu duayı okurdu:“Eûzü bi-kelimâtillâhi’t-tâmmeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin.” (Anlamı: Her türlü şeytandan, zararlı şeylerden ve kem gözlerden Allah’ın tam kelimelerine sığınırım.) (Buhârî, Ehâdîsü’l-enbiyâ, 10)

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) Tavsiyeleri: Maşallah ve Barekallah Demek

Nazarın sadece başkalarından bize gelmediğini, bizim de başkalarına nazarımızın değebileceğini unutmamalıyız. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), hoşumuza giden bir şey gördüğümüzde nazarımızın değmemesi için dua etmemizi tavsiye etmiştir:

“Sizden biriniz kendisinde, malında veya kardeşinde hoşuna giden bir şey gördüğünde ona bereketle dua etsin (Maşallah, Barekallah desin). Çünkü göz değmesi haktır.” (İbn Mâce, Tıb, 32)

  • Maşallah (Allah’ın dilediği gibi olmuştur)
  • Barekallah (Allah mübarek kılsın)

Bu ifadeleri kullanmak, görülen güzelliğin Allah’tan olduğunu ikrar etmek ve o nimet üzerindeki olası olumsuz etkiyi kaldırmaktır.

Abdestli Olmak ve Günlük Zikirler

Manevi temizlik olan abdest, Müslüman için bir kalkandır. Sürekli abdestli bulunmaya gayret etmek, nazara ve diğer manevi sıkıntılara karşı koruma sağlar. Ayrıca günlük zikirler (“Sübhanallah”, “Elhamdülillah”, “Allahu Ekber”, “La ilahe illallah”) kalbi güçlendirir ve kişiyi Allah’ın himayesine alır.

Nazar Değdiğinde Ne Yapılmalı? Rukye Tedavisi

Eğer tüm tedbirlere rağmen nazar değdiği düşünülüyorsa, İslam’ın önerdiği tedavi yöntemi Rukye‘dir. Rukye, Kur’an ayetleri ve sahih dualar okunarak yapılan manevi bir tedavi yöntemidir.

Nazar değen kişi kendine veya bir başkasına Felak, Nas, Ayetel Kürsi ve Fatiha surelerini okuyabilir. Hz. Aişe validemizden rivayet edildiğine göre, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) rahatsızlandığında Muavvizeteyn’i (Felak ve Nas) okur, kendi üzerine üfler ve eliyle vücudunu mesh ederdi. (Buhârî, Fedâilü’l-Kur’ân, 14)

Nazar Değmesi Hakkında Yanlış Bilinenler ve Bid’atler

Nazar haktır, ancak nazardan korunma yöntemleri konusunda toplumda İslam’ın özüyle bağdaşmayan pek çok batıl inanç ve hurafe bulunmaktadır.

Nazar Değmesinden Korunmak İçin Nazar Boncuğu Takmak Caiz mi?

Toplumda nazar için en yaygın uygulamalardan biri nazar boncuğu kullanımıdır. Mavi boncukların, at nallarının veya çeşitli objelerin nazarı engellediğine inanılır. Ancak İslam’a göre, korumayı ve şifayı veren yalnızca Allah’tır.

Bir nesnenin kendi başına bir koruma gücü olduğuna inanmak, tevhid inancına aykırıdır ve şirke kapı aralayabilir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:

“Kim (nazardan korunmak maksadıyla) bir şey takarsa, o taktığı şeye havale edilir.” (Tirmizî, Tıb, 24)

Yani, kişi Allah’a sığınmak yerine bir boncuktan medet umarsa, Allah da onu o aciz nesneyle baş başa bırakır. Dolayısıyla nazar boncuğu takmak İslami açıdan uygun değildir. Korunma sadece meşru dualarla Allah’tan istenmelidir.

Kurşun Dökmek ve Diğer Batıl İnançlar

Kurşun dökmek, tütsü yapmak, tuz çevirmek gibi uygulamaların İslam dininde hiçbir dayanağı yoktur. Bunlar, eski kültürlerden kalma batıl inançlar ve bid’atlerdir. Bir Müslümanın bu tür uygulamalardan uzak durması ve sadece Kur’an ve Sünnet’te belirtilen meşru yollara başvurması gerekir.

Sonuç: Tevekkül ve Tedbir

Nazar değmesi, Kur’an ve Sünnet ile sabit olan bir gerçektir. Bir Müslüman olarak bu gerçeği kabul etmek, ancak paniğe kapılmamak gerekir. İslam, bize hem tedbir almayı hem de Allah’a tevekkül etmeyi emreder.

Nazardan korunmanın en etkili yolu; güçlü bir iman, düzenli ibadet, Ayetel Kürsi, Felak ve Nas gibi sureleri okumak ve Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) öğrettiği dualara sarılmaktır. Hoşumuza giden şeyler karşısında “Maşallah” demeyi alışkanlık haline getirmeli, nazar boncuğu gibi dinen sakıncalı objelerden medet ummaktan kaçınmalıyız. Unutmayalım ki, gerçek koruyucu (El-Hafîz) yalnızca Allah Teâlâ’dır.

Kontrol Edin..

Dua Etmeden Önce Ne Namazı Kılınır Nasıl Kılınır

Dua Etmeden Önce Ne Namazı Kılınır? Nasıl Kılınır?

“Dua etmeden önce ne namazı kılınır?” suâline kısaca şöyle cevap verilebilir: Dua etmeden önce namaz …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir