Anasayfa / Soru/Cevap / Yatsı Namazı İle İlgili Soru ve Cevaplar

Yatsı Namazı İle İlgili Soru ve Cevaplar

Yatsı Namazı Ne Zamana Kadar Kılınır?

Yatsı Namazı Ne Zamana Kadar Kılınır?

Yatsı namazı imsak vaktine dek kılınabilir.

Yatsı namazının vakti:

Yatsı vakti, Hanefîlerde fetvaya esas olan görüşe ve diğer mezheplere göre, batı ufkunda kırmızı şafağın kaybolduğu andan itibaren başlar ve fecr-i sadığın doğmasından biraz önceki zamana kadar devam eder. Delil Abdullah b. Ömer’den nakledilen şu hadistir: “Şafak kırmızılıktır. Şafak kaybolunca yatsı namazını kılmak farzolur” (es-San’ânî, Subulu’s-Selam, I,114).

Diğer yandan yatsı namazı için Tercih edilen vakit, gecenin üçte biri veya yarısı geçinceye kadar devam eder. Çünkü Allah elçisi şöyle buyurmuştur: “Ümmetime zorluk vermesem, yatsı namazını gecenin üçte birine veya yarısına kadar geciktirmelerini onlara emrederdim”(eş-Şevkânî, Neylü’l-Evtâr, II,11). Enes (r.a), Hz. Peygamber’in yatsı namazını gecenin yarısına kadar geciktirip, sonra kıldığını bildirmiştir (eş-Şevkânî, a.g.e., II,12). Hz. Aişe (r.anhâ)’den de şöyle dediği nakledilmiştir. ” Hz. Peygamber bir gece yatsı namazını geciktirdi. O kadar ki mescidde bulununlar uyumuştu. Sonra çıkıp namaz kıldı ve şöyle buyurdu: Eğer ümmetime zorluk vermesem bu vakit yatsı namazının vaktidir” (Buhârî, Mevâkît, 24; eş-Şevkânî, a.g.e., I, 12).

Vitir namazının başlangıcı yatsı namazından sonradır, vaktinin sonu ise, sabah vakti girmeden hemen öncesine kadar olan zamandır (bk. Hamdi Döndüren, Delilleriyle İslâm İlmihali, İstanbul 1991, 313 vd.).

Yatsı Namazının Sadece Farzını Kılıp, Ardından Direk Olarak Vitir Namazını Kılmanın Bir Sakıncası Var Mı?

Yatsı Namazının Sadece Farzını Kılıp, Ardından Direk Olarak Vitir Namazını Kılmanın Bir Sakıncası Var Mı?

Bu şekilde kılmak caizdir. Bununla beraber mazeret olmadan namazların sünnetlerini terk etmek mekruhtur. Bu bakımdan vakit varsa son sünneti kılmayı ihmal etmemek gerekir.

Sünnet-i müekkede, Hz. Peygamber (s.a.s)’in devamlı olarak işleyip nadiren terk ettiği; farz ve vacib olmayan amelleri. Buna sünnet-i hüdâ adı da verilir (Seyyid Şerif el-Cürcânî, et-Ta’rifât, Beyrut 1403/1983, s. 122; Damad, Mecme’ul-enhur, İstanbul 1328, I, 12; İbn Abidin, Reddü’l Muhtar Kahire 1272-1324, I, 70). Fukahâ’dan bazıları ise sünnet-i müekkedeyi Hz. Peygamber (s.a.s)’in terketmeksizin yaptığı ameller olarak anlamışlardır. (İbn Nüceym, el-Bahru’r-Raik, Kahire 1311, I, 17-18). Sünnet-i müekkedeleri yerine getirme dini hayatı kemale erdirmeyi ifade eder. (Seyyid Şerif el-Cürcânî, a.g.e., s. 122). Zira bu tür sünnetler farz ibadetlerde yapılması ihtimal dahilinde olan kusurları telâfi için meşru kılınmışlardır (İbn Âbidîn, a.g.e., I,191).

Hz. Peygamber (s.a.s) “Sünnetimi terk eden şefaatime nail olamaz” buyurmuştur. Buna göre sünnet-i müekkedeleri terk etmek mekruhtur ve Hz. Peygamber (asv)’in şefaatinden mahrum kalma neticesini doğurur. Ancak buradaki terkten maksat özürsüz olarak sünnet olan fiili işlememekte ısrar etmektir. Mesela bir kimsenin abdest azalarını bir defa yıkamakla yetinip bunu âdet haline getirmesi böyledir. (İbn Abidin, a.g.e., I, 70-71). Sünnet-i müekkedeleri yerine getiren kişi ise sevap kazanır. (Cürcânî, a.ge., s. 122). Meselâ sabah namazının farzından önce iki rekat, öğle namazının farzından önce dört rekat, sonra iki rekat, akşam namazının farzından sonraki iki rekat ile yatsı namazının farzından sonra kılınan iki rekatlık namazlar sünnet-i müekkedeye örnektir. [el-Mevsılî, el-İhtiyâr, İstanbul 1987, 465; Alaüddin el-Haskefî, ed-Dürrül-Müntekâ (Mecma’ul-enhur kenarında) I,130].

Bu konuda Hz. Peygamber (s.a.s) günde belirtilen bu on iki rekat sünneti kılmaya devam eden kişiye Allah Teala’nın cennette bir köşk bina edeceğini haber vermektedir. (Tirmizî, Salât, 189; Nesâî, Kıyâmül-leyl, 66; İbn Mâce, İkâmet, 100). Ayrıca cemaatle namaz kılmakta sünnet-i müekkededir. Özürsüz olarak cemaati terketmeyi Hz. Peygamber (asv)’in hoş karşılamadığı nakledilmiştir (el-Mevsılî, a.g.e., I, 57; Damad a.g.e., I,107). Bunlardan başka necaset olduğu zannedilen ellerin yıkanması (İbn Abidin, a.g.e., I, 75). Abdest alırken misvak kullanmak (a.g.e., I, 77); yine abdest alırken ağız ve burnu iyice yıkamak (a.g.e., I, 79); Parmakları hilallemek (a.g.e., I, 80); Abdest alırken, abdest azalarını üç defa yıkamak (a.g.e., I, 80); Ezanı yüksekçe bir yerde okumak (a.g.e., I, 75-80, 257) sünnet-i müekkede’nin örneklerindendir.

Kaynak: Şamil İslam Ans., Saffet KÖSE

Yatsı Namazının Sünneti Terk Edilir Mi?

Yatsı Namazının Sünneti Terk Edilir Mi?

Yatsı namazının ilk sünneti gayri müekked sünnettir; kılınmazsa günah işlenmiş olmaz. Terkinde azap olmadığı gibi kılınması çok sevaplıdır.

Şafiilerde iki + iki rekat olarak kılınır. Hanefilerde ise dört rekat olarak kılınır. Yalnızca iki rekat olarak da kılınabilir. Ancak asıl olan dört rekat birden kılmaktır.

Yatsının sünneti bazen iki rekat olarak da kılınmaktadır. Peygamberimiz (asm) bazen dört bazen iki kılmış, bazen de hiç kılmamıştır. Yatsının ilk sünnetini iki rekat olarak da kılabilirsiniz.

Neden İkindinin Ve Yatsının İlk Sünnetinin İlk Oturuşunda Salli-barik Dualarını Okuyoruz? Unutma Durumunda Sehiv Secdesi Gerekir Mi?

Neden İkindinin Ve Yatsının İlk Sünnetinin İlk Oturuşunda Salli-barik Dualarını Okuyoruz? Unutma Durumunda Sehiv Secdesi Gerekir Mi?

İkindi ve yatsı namazlarının ilk teşehhüdünde salli ve barik dualarını okumak sünnettir. Okumamaktan dolayı her hangi bir şey gerekmez. Sünnet terkedildiği için sevabından mahrum kalınmış olur. Sehiv secdesi gerekmez.

İkindi ve yatsı namazının ilk sünnetleri iki rekat olarak da kılınabilmektedir. Peygamberimiz (asv) bazan iki rekatta bir selam vererek de kılmıştır. Bu sebepten ikindi namazının ve yatsı namazının ilk sünnetlerinin ilk oturuşlarında salli-barik duaları da okunmaktadır.

Yatsı Namazından Önce Uyumayı Ve Yatsı Namazından Sonra Konuşmayı Yasaklayan Bir Hadis Var Mıdır?

Yatsı Namazından Önce Uyumayı Ve Yatsı Namazından Sonra Konuşmayı Yasaklayan Bir Hadis Var Mıdır?

“Peygamberimiz (a.s.m) yatsıdan önce uyumayı, yatsıdan sonra da konuşmayı hoş görmezdi” anlamına gelen bazı hadisler vardır. (bk. Buhârî, Mevâkît 23; Müslim, Mesâcid 236 . Ayrıca bk. Tirmizî, Mevâkît 11; Nesâî, Mevâkît 20; İbni Mâce, Salât 12; Mecmau’z-zevaid, 1/315).

Yatsı namazından önce uyumanın hoş görülmemesi, uyuyan kimsenin iyice uykuya dalıp bir daha uyanamama tehlikesinden, namazı faziletli sayılan vaktinde kılamayacak ve cemaat sevabına kavuşamayacak olmasındandır. Hadîs-i şerîflerde belirtildiği gibi sabah ve yatsı namazlarında cemaate devam etmenin fazilet ve önemi başka namazlardan daha fazladır. Yatsıdan önce uyumak cemaate devam edilmemesi hatta yatsıyı kılmadan sabahlanılması gibi kötü bir sonuca sebep olabilir. İmam Tahâvî, yanında uyandıracak kimse bulunmak şartıyla yatsıdan önce uyumanın bir sakıncası olmayacağını söyler.

Yatsı namazından sonra konuşmanın hoş karşılanmayışının sebebi ise, uykusuz kalınmasından dolayı fazileti çok olan gece namazı, hatta sabah namazına uyanamama tehlikesidir. Ayrıca gece çok oturan ve uykusunu tam alamayıp dinlenemeyen kimseler, gündüz yapmaları gereken işleri tam ve verimli bir şekilde yapamazlar. Fakat hadiste tavsiye edilen bu husus bir yasaklama olmayıp, faydasız sözlerden, helâl olmayan eğlencelerden ve zamanı boşa geçirmekten sakındırmadır. Faydalı sözler, hayra yönelik sohbetler, ders müzâkeresi, misafir ağırlamak, çoluk çocuğu ile hasbihal etmek, sâlih kişilerin meclislerinde bulunmak, kısacası dinimizin iyi ve güzel bulduğu şeylerle meşgul olmak kınanmış veya yasaklanmış olmayıp bilakis müstehaptır. Nitekim bir bir rivayete göre Resül-i Ekrem Efendimiz (asv) bizzat kendisi yatsı namazını kıldırdıktan sonra ashâba hitap etmiştir. (bk. Buhârî, İlim 41, Mevâkît 20, 40; Müslim, Fezâilü’s-sahâbe 217)

Buna göre:

1. Uyanamama tehlikesi var veya kendisini uyandıracak bir kimse yoksa, yatsı namazını kılmadan uyumak mekruhtur.

2. Yatsı namazından sonra faydasız sözler ve meşrû olmayan eğlencelerle vakit geçirmek mekruhtur.

3. Yatsı namazından sonra faydalı sohbetler yapılması, misafir ağırlanması, çoluk çocuk ile hasbihal edilmesinde bir sakınca yoktur.

4. Gece namazına veya sabah namazına kalkamayacak, bir sonraki gün işine engel olacak kadar uykusuz kalmak doğru değildir.

5. Müslümanlar zamanlarını namaz vakitlerine göre ayarlamalı, her namazı vaktinde kılmaya özen göstermeli ve her işi zamanında yapmaya gayret etmelidir.

Yatsı Namazının Son Sünneti 4 Rekat Olarak Kılınır Mı? Kılınırsa Nasıl Kılınır? Vitir Namazı Sonraya Bırakılır Mı?

Yatsı Namazının Son Sünneti 4 Rekat Olarak Kılınır Mı? Kılınırsa Nasıl Kılınır? Vitir Namazı Sonraya Bırakılır Mı?

Yatsı namazının son sünneti de, dört rekat olarak kılınabilir. Bu halde tamamen ilk dört rekat gibi kılınır. Bununla beraber iki rekatta bir selam vermek sureti ile de kılınabilir. Bu takdirde her iki rekatın ka’desinde “Tahiyyat ile Salavatlar” ve “Rabbena atina” duası okunur. Geceleyin kılınan nafile namazlarda daha faziletli olan, böyle iki rekatta bir selam vermektir.

Vitir namazı gecenin herhangi bir vaktinde kılınabilir.

Yatsı Namazının Kazasına Nasıl Niyet Edilir?

Yatsı Namazının Kazasına Nasıl Niyet Edilir?

Kaza ederken, “Niyet ettim Allah rızası için yatsı namazının farzının kazasını kılmaya” diye niyet edilir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir