Anasayfa / Allah / Ateizm Saçmalıkları

Ateizm Saçmalıkları

Ateizm Düşünce Akımı

Ateizm zamanla ülkemizde yayılmaya başlayan bir inanç olmaya başladı ve dinsizliği din edinen insanlar çoğalmaya başladı. Bu düşünce akımı, sorumluluklardan ve ibadetlerden kaçmak için çözüm arayanların baş vurduğu bir yöntemdir.

Nedir bu ateizm?

Ateizm, tüm tanrılara ve ruhsal varlıklara olan metafizik inançları ve dinleri reddeden; doğruluğuna inanılan gerçekliği inanç yoluyla açıklamayı kabul etmeyen bir felsefi düşünce akımıdır.

Sizce yaratıcının varlığını kabul etmemek imkansız değil mi? Bir yaratıcının varlığını kabul etmek etmemekten daha kolaydır. Çünkü olmadığının ispatı olamaz. Mesela bir alanda mavi bir ağaç olmadığını kanıtlayabiliriz çünkü hususi bir alana bakıyoruz. Ancak kainatta mavi ağaç yok diyemeyiz çünkü hususi bir alan yoktur. Bunu kanıtlamak için bulunduğumuz dünyanın her yerine bakmamız gerekir.

Dünya dışında  gezegenleri ve galaksileri ihata etmemiz gerekir ki en yakın galaksi iki buçuk milyar ışık yılı uzaklıkta. Ayrıca bu galaksilerden trilyonlarca bulunmakta. Bir şeyin olmadığını kanıtlamak ne kadar zor ve zahmetli. Aynı bu şekilde yaratıcının varlığını inkar edilemez. Çünkü yaratıcının olmadığını kanıtlayamayız. Yaratıcıyı yani Allah’ı görmeyişimiz onun olmadığı anlamına gelmez.

“Görünmemek, olmamaya hüccet (delil) olamaz!”

Peki yaratıcı yoksa bunca varlık nasıl var oldu? Evrende varlıkların en küçük yapı taşı atomdur. İnsan vücudunun en küçük yapı taşı ise hücredir. Fizikte bir kanun vardır. Bir iş varsa işi yapan olmak zorunda işi yapanında işi yapmaya gücü yetmeli. Sizce atom ve hücreler mi bizleri oluşturdu? Unutmamalıyız ki sanat sanatkara icabet eder. Yani bir sanat varsa mutlaka sanatçısı olmak zorundadır. Atom ve hücrelerin bizleri oluşturması için ilim, irade, kuvvet ve hayat sahibi olmaları gerekir. Sizce bu özelliklerin kaç tanesi atom ve hücrede bulunuyor? İlim, irade, kuvvet ve hayat sahibi olmayan atom ve hücreler bu muazzam sanatlı  kainatı nasıl oluşturur?

Kafamıza bir çakıl taşı geldiğinde bile dönüp atanı ararken bu koca kainatın yaratıcısını nasıl olur da aramayız?

İnsanların bu saçmalığa inanmasının tek nedeni toplumda farklı görünmek ve sorumluluktan kurtulmaktır. Niye diye soracak olursanız, sizce bir insan yok olacağını bilerek nasıl yaşar? Ya da yaşantısından lezzet alabilir mi?

Yüce Allah hepimize sevgi vermiştir.  Bunun sonucunda da hayatımızda çok sevdiğimiz insanlar bulunmakta. Annemiz, babamız, kardeşlerimiz, eşlerimiz ve dostlarımız… Bir insan güçlü bir sevgi bağıyla bağlandığı bu insanları kaybetme ve bir daha görememe korkusuyla yaşayabilir mi? Tabi ki hayır! Bu mümkün olmaz.

Biz Müslümanlar ahiretin varlığıyla kendimizi teselli ediyor ve sabırlı olmaya çalışıyoruz. Bizi ayakta tutan ve hayattan lezzet almamızı sağlayan tek düşünce ölümden sonra ahiretin varlığıdır. Varlığını sayısız delillerle kanıtlayabileceğimiz yaratıcı varken nefsi kararlar alarak toplumda farklı görünüp ve sorumluluk almamak çok acı verici. Bunu yapan deve kuşundan farksızdır. Kafayı toprağa gömüp gerçekleri görmezden gelmek gerçeğin varlığını ortadan kaldırmıyor.

Vesselam.
Dini Rehberim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir