Anasayfa / Dualar ve Zikirler / Müminin duasının geç kabul edilmesinin sebebi ?

Müminin duasının geç kabul edilmesinin sebebi ?

Nice hulus sahibi kişiler vardır ki; ağlayarak, sızlayarak içten yaptıkları dualar, ta göklere kadar yükselir! Günahların iniltilerinden çıkan, sevgi ve iştiyakla dolu olan gönüllerinin pişmanlık duyguları gökyüzünün ta üstüne kadar yükselir!

Bunun üzerine, melekler Cenab-ı Hakk’a yalvarırlar; “Ey her duayı ka­bul eden, ey kendisine sığınılan yüce varlık!” derler. “Mümin kulun yalvarıp yakarıyor; Sen’den başka güvenecek, dayanacak bir varlık bilmiyor, tanımıyor! Sen, Sen’i tanımayanlara, Sana yabancı olanlara bile ihsanlarda bulu­nursun; her dilek sahibi, dileğini Sen’den diler!”

Cenab-ı Hakk, meleklere buyurur ki: “Mümin kulumun dileğini ver­mede gecikmem, onu suçlu ve hor gördüğümden değildir! Onun di­leğini geciktirme mde, ona bir lütuf ve yardım vardır; ona yarar vardır!

İhtiyacı, o kulumu gafletten uyandırdı; Ben’i düşünmezken, Ben’i hatırlamazken, ihtiyaç onu aldı, saçından tuttu, çeke çeke Bana, Ben’im huzuruma getirdi. Onun ihtiyacını giderir, duasını kabul edersem, Ben’i unutur da döner, çocuklar gibi oyuna dalar! Gönülden ve candan yalvararak, kalbi kırık, gönlü yaralı, içi yanarak, ağlayarak inleyerek; ‘Ey yardımı dilenen Allâhım!’ diye sızlanıyor, ya­karıyor ama; Onun inlemesi, sızlanması, “Ya Rabbi, ya Rabbi!” diye seslenmesi, derdini dökmesi, sırlarını söylemesi Bana hoş geliyor.

Yalvararak, dil dökerek, başından geçenleri anlatarak, kendini haklı gösterecek her çeşit çareye başvurarak aklınca beni kandırmaya, inandırmaya çalışıyor. Dudu kuşlarını, bülbülleri güzel sesleri yüzünden kafese korlar! Fakat, kuzgun ile baykuşu kim, ne vakit kafese kor? Böyle bir şey hiç görülmemiş ve işitilmemiştir!
Güzellerden hoşlanan ekmekçinin yanına iki kişi gelse, birisi ihtiyar olsa, birisi de genç ve güzel olsa, ikisi de ekmek almak istese, ekmekçi hemen bir ekmek alır ve ihtiyara; ‘Al şu ekmeği!’ der. Boyu posu, yüzü gözü güzel olan müşteriye ise, hemen ekmek ver­mez, onu bekletir. Ona der ki: ‘Birazcık otur, rahat et; evde taze ekmek pişiriyorlar.’ O sıcak ekmek gelince de, ona yine; ‘Biraz daha otur!’ der. ‘Evden biraz sonra helva da gelecek!’ Böyle bahanelerle onu geciktirdikçe geciktirir; onu oyalar, gizli bir yoldan onu avlar. ‘Ey dünya güzeli!’ der. ‘Seninle bir işim var; birazcık bekle!'”

İşte; müminlerin, iyi olsun, kötü olsun; dualarının hemen kabul edil­memeleri bu yüzdendir; gerçekten de bunu böyle bil.!

Selametle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

 

Sosyal Medyada Bizi Takip Ederek Destek Olur Musunuz?

 

@dinirehberim