Anasayfa / İlmihal / Namaz Rehberi / Abdest Nasıl Alınır? (Resimli-Videolu Anlatım)

Abdest Nasıl Alınır? (Resimli-Videolu Anlatım)

Abdest Hakkında Tüm Soru – Cevaplar
Gusül Teyemmüm Abdest Nasıl Alınır?

Abdest almaya başlamadan önce “Niyet ettim Allah rızası için abdest almaya” diye niyet ederiz.

Abdest Nasıl Alınır?
Eller Yıkanır

“Eûzübillahimineş şeytanirracîm Bismillahirrahmanirrahîm” dedikten sonra ellerimizi parmak uçlarından başlayarak ve parmaklarımızın arasının da kuru kalmaması için, bir elimizin parmaklarını diğer elin parmaklarına geçirerek ovalarız.

Parmakta yüzük varsa, bu arada kımıldatılır, altına suyun geçmesi sağlanır.

Abdest Nasıl Alınır?
Üç Defa Ağza Su

 

Sağ elimize üç defa su alarak ağzımıza veririz. Her su alışta ağzımızı çalkalayarak ağızdaki suyu dökeriz.

Abdest Nasıl Alınır?
Üç Defa Burna Su

 

Tekrar sağ avucumuza su alarak üç defa burnumuza veririz. Sol el ile de sümkürür temizleriz.

Abdest Nasıl Alınır?
Yüz Üç Defa Yıkanır

 

 

Sonra iki avucumuza su alarak saç bitiminden çene altına kadar yüzümüzü üç defa yıkarız.

Abdest Nasıl Alınır?
Kollar Üç Defa Yıkanır

 

Önce sağ kolu dirsekle beraber üçer defa yıkarız.

Sonra sol kolu dirsekle beraber üçer defa yıkarız.

Abdest Nasıl Alınır?
Baş Mesh Edilir

 

Eller yeni bir su ile ıslatılır. Sağ elin içi ve parmaklar başın üzerine konularak bir kere başımızın dörtte biri mesh edilir. (Yani sağ elimizi ıslatıp başın dörtte birini sıvazlayarak ıslatırız.)

Abdest Nasıl Alınır?
Kulağın Arkası Mesh Edilir

 

Her iki eli de yeniden ıslatıp serçe parmaklarımızla kulaklarımızın içini mesh ederiz. Kulakların arka kısmını ise baş parmaklarımızla mesh ederiz. (Serçe parmakla kulağın içi, baş parmakla kulağın dışı dairesel hareketle temizlenir. Ortada kalan üç parmakla da bundan sonraki aşama olarak ense meshedilir.)

Abdest Nasıl Alınır?
Boyun Mesh Edilir
Elleri yeniden ıslatmaya gerek olmadan; baş ve serçe parmaklarımızı kullanmadan işaret,  orta ve yüzük parmaklarımızın dışı ile boynumuzu da mesh ederiz. (Baş ve serçe parmağı kulakta kullanmıştık, geri kalanları boynu meshederken kullanıyoruz.)

 

Abdest Nasıl Alınır?
Sağ ve Sol Ayak Yıkanır

Ayaklara gelince, parmaklardan başlayarak; önce sağ sonra sol ayağımızı topuk kemiği ile beraber üçer kez yıkarız. (Önce sağ ayağın, sağından-soluna (serçe parmaktan-başparmağa) doğru parmakları yıkanır. Sonra sol ayağın, sağından-soluna (başparmaktan-serçe parmağa) doğru parmakları yıkanır.)

Ayaklarımızı yıkarken parmak aralarımızın iyice yıkanmasına dikkat etmemiz gerekir.

Abdest Nasıl Alınır ? ( Videolu Anlatım )

Abdest Nasıl Alınır ? ( Videolu Anlatım )

 Abdest Hakkında Soru ve Cevaplar

Abdestli Durmanın Faziletleri Nelerdir?

Abdestli Durmanın Faziletleri Nelerdir?

Cevap:
Abdestli bulunmanın fazileti çoktur. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Abdestli bulunan oruç tutan gibidir.) [Deylemi]

(Güzelce alınan abdest, imanın yarısıdır.) [İbni Hibban]

(Abdest alanın, ağaçtan yaprakların döküldüğü gibi günahları dökülür.) [Taberani]

(Can alıcı melek gelince, abdestli olan, şehitlik mertebesine kavuşur.) [Taberani]

(Bir mümin, abdest için yüzünü yıkayınca, gözü ile işlediği günahların hepsi su ile birlikte dökülür. Ellerini yıkayınca, elleriyle işlediği günahlar, suyun son damlası ile dökülür. Ayaklarını yıkayınca, ayakları ile işlediği günahlar, su ile dökülür. Böylece bütün [küçük] günahlardan temizlenmiş olur.) [Müslim]

(Abdest için yüzünü yıkayınca günahların kirpiklerinden dökülür. Ellerini yıkayınca el tırnaklarından, başını mesh edince başından, ayaklarını yıkayınca ayak tırnaklarından günahların dökülür. Namazın sevabı yanına kalır.) [Ramuz]

Abdest alanın bütün küçük günahları affolur. Büyük günahları, insan ve hayvan hakları kendisine veya vârislerine ödenmedikçe günahları affedilmez. Nafile ibadetin sevabına kavuşabilmek için imanda ve farzlarda kusurlu olmamak, haramlardan kaçıp günahlara tevbe etmek ve o işi ibadet olarak yapmaya niyet etmek şarttır. (İ. Ahlakı)

Namaz kıldıktan sonra tekrar abdest almak sevabdır. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Abdestli iken abdest alana on sevab verilir.) [İbni Mace]

(Abdest üzerine abdest, nur üzerine nurdur.) [İ. Gazali]

(Meşakkat olmasaydı, her namaz için abdest almayı emrederdim.) [İ. Gazali]

(Abdestini tazeleyenin imanı tazelenmiş [parlamış] olur.) [İ. Gazali]

(Allahü teâlâ buyurdu ki: Abdesti bozulunca abdest almayan bana cefa etmiş olur. Abdest alıp da, iki rekât namaz kılmayan da bana cefa etmiş olur. İki rekât namaz kılıp da benden bir ihtiyacını istemezse yine bana cefa etmiş olur. Abdest alıp, iki rekât namaz kıldıktan sonra dua edenin duasını kabul etmezsem ben de ona cefa etmiş olurum. Halbuki ben cefa etmem.) [Şir’a]

(Abdest alınan suyun artanından içmek 70 türlü derde devadır. Bunun en aşağısı hem [sıkıntı, keder]dir.) [Deylemi]

(Abdestten sonra Kadir suresini okuyanın elli yıllık günahı affolur.) [Halebi]

(Abdestten sonra Kadir suresini okuyan sıddıklardan, 2 defa okuyan şehitlerden yazılır. 3 defa okuyan, Peygamberlerle haşrolur.) [Deylemi]

(Abdest alıp, iki rekât namaz kılan, Cennete girmeye layık olur.) [Halebi]

(Abdest alıp, 2 rekât namaz kılanın günahları affolur.) [Buhari]

(Güzelce abdest alanın, iki namaz [kılacağı namaz ile gelecek namaz vakti] arasındaki günahlarının hepsi affolur.) [Buhari]

(Abdestten sonra, on defa salevat-ı şerife getirenin gamı gider, duası kabul olur.) [Ey Oğul İlmihali]

(Ancak [kâmil] mümin, devamlı abdestli durabilir.) [İbni Mace]

Abdestli olmaya devam edene, Allahü teâlâ şunları ihsan eder:
1- Melekler onun yanından ayrılmaz.
2- Devamlı sevab yazarlar.
3- Bütün azaları tesbih eder.
4- Uyuyunca melekler, insan ve cin şerrinden korur.
5- Sekerat-ı mevti kolaylaşır.
6- Abdestli iken Allahü teâlânın emanında olur.
7- İftitah tekbirini kaçırmaz.

Allahü teâlâ, Hazret-i Musa’ya buyurdu ki:

(Ya Musa, sana bir musibet gelince abdestsiz isen, kusuru kendinde bul!) [Şir’a]

Evliya-i kiram, her zaman abdestli durabilmek için, az yiyip az içerlerdi. İmam-ı Malik hazretleri, üç günde bir yemek yerdi. Sebebi sorulunca, (Allahü teâlânın huzurunda sık sık helaya gidip gelmekten utanıyorum) buyurdu. (Envar-ül-Kudsiyye)

Yatağa abdestli girmenin fazileti de büyüktür. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Kim, yatağa abdestli yatarsa, o gece bir melek sabaha kadar “Ya Rabbi bu kulunu affet!” diye dua eder.) [Hâkim]

(Abdestli yatıp Allahü teâlâyı anarak uyuyan, uyanana kadar namazda sayılır. Bir melek onun için ibadet eder. Uyandığı zaman yine Allahü teâlâyı anarsa, o melek, bu kulun affı için Allah’a dua eder.) [İbni Hibban]

(Abdestli yatan, gece ibadet eden, gündüz oruç tutan gibidir.) [Deylemi]

(Abdestli yatan, gece vefat ederse şehit olur.) [İbni Sünni]

Abdestin Farzları Nelerdir?

Abdestin Farzları Nelerdir?

Abdestin Farzları Nelerdir?

Hanefî mezhebinde:
1- Yüzü yıkamak,
2- İki kolu yıkamak [Eller kola dâhildir],
3- Başın en az dörtte birini mesh etmek,
4- İki ayağı yıkamak.

Şâfiî mezhebinde:
1- Niyet,
2- Yüzü yıkamak,
3- İki kolu yıkamak,
4- Başın, az bir kısmını mesh etmek,
5- İki ayağı yıkamak,
6- Tertip [Sırayla yıkamak].

Mâlikî mezhebinde:
1- Niyet,
2- Yüzü yıkamak,
3- İki kolu yıkamak,
4- Başın tamamını mesh etmek,
5- İki ayağı yıkamak,
6- Muvalat [Ara vermeden, uzuvları peş peşe yıkamak],
7- Delk [Yıkanan yerleri ovmak].

Hanbelî mezhebinde:
Abdestin farzı altıdır. Abdestin şartları da farzdır. Bu farzlar da dâhil edilince, abdestte farzlar on oluyor:
1- Niyet,
2- Besmele çekmek,
3- Ağzı yıkamak,
4- Burnu yıkamak,
5- Yüzü yıkamak,
6- İki kolu yıkamak,
7- Başın tamamını mesh etmek [Kulaklar başa dâhildir],
8- İki ayağı yıkamak,
9- Tertip,
10- Muvalat.

Abdestin Sünnetleri Nelerdir?

Abdestin Sünnetleri Nelerdir?

Abdestin Sünnetleri Nelerdir?

Cevap:
1. Abdest almaya niyet etmek
2. Abdeste eûzü besmele ile başlamak.
3. Abdeste başlamadan önce elleri bileklere kadar yıkamak
4. Dişleri misvak veya fırça ile, yoksa parmaklar ile temizlemek.
5. Abdest organlarını peş peşe ara vermeden yıkamak.
6. Yıkanan organları ovmak.
7. Ağza üç kere su almak.
8. Oruçlu olmadığı zamanlarda gargara yapmak.
9. Burna üç kere su vermek ve sol elle sümkürmek.
10. Yıkanan her organı üç kere yıkamak.
11. Abdestte çift organları yıkamaya sağ organdan başlamak.
12. Eller ve ayaklarda yıkamaya parmak uçlarından başlamak.
13. Sakalı olanların sakalını temizlemesi.
14. Parmaktaki yüzüğü oynatarak suyun altına ulaşmasını temin etmek.
15. Kulakları mesh etmek.
16. Boynu mesh etmek.
17. Başın tamamını mesh etmek.
18. Parmakların arasını temizlemek.

Abdestin Mekruhları Nelerdir?

Abdestin Mekruhları Nelerdir?

Abdestin Mekruhları Nelerdir?

Cevap:
1- Ayaklarını yıkarken kıbleye doğru uzatmak.

2- Abdest alırken avret yerini açmaktır.

3- Suyu israf etmek, çok kullanmak.

4- Suyu yeterinden az, yağ sürer gibi az kullanmak.

5- Yüzüne suyu çarparak vurmak.

6- Abdest aldığı suya üflemek.

7- Abdest alırken konuşmak.

8- Abdest aldığı suya veya leğene tükürmek veya sümkürmek.

9- Gargara yaparken boğazına su kaçırmak.

10- Gözünü yummak veya pek açmak.

11- Soldan başlamak.

12- Sağ eliyle sümkürmek.

13- Sol eliyle ağzına veya burnuna su vermek.

14- Güneşte kalıp ısınmış su ile abdest almak.

15- Arkasını kıbleye dönmek.

16- Müstamel sudan sakınmamak.

17- Dünya kelamı söylemek.

18- Üçten eksik veya fazla yıkamak.

Abdestin Duaları Nelerdir?

Abdestin Duaları Nelerdir?

Abdestin Duaları Nelerdir?

Cevap:
Abdest alırken, dua okumak veya her uzvu yıkarken kelime-i şehadet getirmek müstehabdır. Arapçasını bilmeyen Türkçesini okur.
Abdest duaları şöyledir:
1- Abdeste başlarken şu dua okunur: (Bismillâhil-azîm. Vel-hamdü lillâhi alâ dînil-İslâm ve alâ tevfîk-ıl-îmân El-hamdü lillâhil-lezî ce’alelmâe tahûren ve ce’alel-islâme nûren.) [Azim olan Allah’ın ismiyle başlarım. Bize İslâm dinini ve imanı ihsan eden; suyu temizleyici, İslâm’ı nur kılan Allah’a hamd olsun!]

2- Ağza su verirken: (Allahümmes-kınî min havdi nebiyyike ke’sen lâ ezmeu ba’dehü ebeden.) [Yâ Rabbî, içtikten sonra bir daha hiç susuzluk duyulmayan havz-ı Nebi’den içir!]

3- Burna su verirken: (Allahümme erihnî râyihatel cenneti verzüknî min naîmihâ ve lâ türihnî râyihaten-nâr.) [Yâ Rabbî, Cennet kokusunu koklat ve beni Cennet nimetleriyle rızıklandır! Cehennem kokusundan uzaklaştır!]

4- Yüzü yıkarken: (Allahümme beyyid vechî binûrike yevme tebyaddü vücûhü evliyâike ve lâ tüsevvid vechî bi zünûbî yevme tesveddü vücûhü a’dâike.) [Yâ Rabbî, nurunla, evliyanın yüzünü ağarttığın gibi, yüzümü ağart! Düşmanlarının yüzü karardığı günde, yüzümü karartma!]

5- Sağ kolu yıkarken: (Allahümme a’tınî kitâbî biyemînî ve hâsibnî hisâben yesîren.) [Yâ Rabbî, kitabımı sağımdan ver ve hesabımı kolay eyle!]

6- Sol kolu yıkarken: (Allahümme lâ tu’tinî kitâbî bi şimâlî ve lâ min verâi zahrî ve lâ tühâsibnî hisâben şedîden.) [Yâ Rabbî, kitabımı solumdan, arkamdan verme, hesabımı zor etme!]

7- Başı mesh ederken: (Allahümme harrim şa’rî ve beşerî alen-Nâr. Ve ezıllenî tahte zıllî arşike yevme lâ zılle illâ zıllü arşike.) [Yâ Rabbî, vücudumu ve saçlarımı Cehenneme atma! Başka gölgenin olmadığı günde Arşın gölgesinde gölgelendir!]

8- Kulakları mesh ederken: (Allahümmec’alnî minellezîne yestemi’ûnel-kavle fe yettebiûne ahsenehû.) [Yâ Rabbî, beni, söz dinleyip, en güzeline uyanlardan eyle!]

9- Enseyi meshte: (Allahümme a’tık rakabetî minen-Nâr.) [Yâ Rabbî, boynumu ateşten azat et!]

10- Sağ ayağı yıkarken: (Allahümme sebbit kademeyye ales-sırâtı yevme tezillü fîhil-ekdâmü.) [Yâ Rabbî, ayakların kaydığı günde, sıratta ayaklarımı sabit kıl!]

11- Sol ayağı yıkarken: (Allahümme lâ tatrud kademeyye ales-sırâti yevme tatrudü küllü akdâmi a’dâike. Allahümme’c-al sa’yî meşkûren ve zenbî mağfûren ve amelî makbûlen ve ticâretî len tebûre.) [Yâ Rabbî, Sıratta, düşmanlarının ayaklarının kaydığı günde, ayaklarımı kaydırma! Çalışmamı meşkûr et! Günahımı affet! Amelimi kabul ve ticaretimi helâl et!]

12–Abdestten sonra: (Sübhânekellahümme ve bihamdike. Eşhedü en lâ ilâhe illâ ente vahdeke lâ şerîke leke ve enne Muhammeden abdüke ve Resûlüke.) [Ey Allah’ım! Seni, hamdinle tesbih ve tenzih ederim. Senden başka mabut olmadığına, bir olduğuna ve şerikin [ortağın] olmadığına ve Muhammed aleyhisselamın senin kulun ve Resulün olduğuna şehadet ederim.]

13–Abdest aldıktan sonra Kadir suresini okumak ve salevat getirmek de çok sevabdır. Birkaç hadis-i şerif meali:

(Güzelce abdest aldıktan sonra “Eşhedü en la ilahe illallahü vahdehü la şerikeleh ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve Resulühü” diyene Cennetin sekiz kapısı açılır, istediğinden içeri girer.) [Nesai]

(Abdestten sonra Kadir suresini okuyanın 50 yıllık günahı affolur.) [Halebi]

(Abdestten sonra Kadir suresini 1 defa okuyan sıddıklardan, 2 defa okuyan şehitlerden yazılır. 3 defa okuyan, Peygamberlerle haşrolur.) [Deylemi]

(Abdestten sonra, 10 defa salevat-ı şerife getirenin gamı gider, duası kabul olur.) [Ey Oğul İlmihali]

Abdestin ve Guslün Faydaları Nelerdir?

Abdestin ve Guslün Faydaları Nelerdir?

Faydaları çoktur. Fakat sırf dünyevi faydasından dolayı abdest almak caiz olmaz. Maddî hiçbir faydası olmasa bile, Allah-u tealanın emri olduğu için yapmak gerekir. Abdestin ve guslün sağlığa faydalarından birkaçı şöyledir:
1- Her gün, ellerimiz çeşitli yerlere dokunuyor, mikroplar bulaşıyor. El, yüz ve ayakları yıkamak, cilt hastalıklarından ve iltihaplarından iyi bir korunma yöntemidir.

2- Burnu yıkamakla, burnun süzdüğü toz ve mikrop yığınlarının vücuda girmeleri önlenmiş olur.

3- Yüzün yıkanması da cildi kuvvetlendirir, baştaki ağırlığı ve yorgunluğu hafifletir. Damarları ve sinirleri harekete geçirir. Devamlı abdest alanın, yaşlansa bile, yüzündeki güzellik, tazelik gitmez.

4- Gusülle vücut eski zindeliğini kazanır. Vücudu belirli aralıklarla yıkamak, koruyucu hekimlik yönünden çok önemlidir. Dinimiz, bekâr da olsa, her cuma günü gusletmeyi emretmektedir.

5- Vücutta bir statik elektrik dengesi vardır. Bu elektriksel yük, öfkelenince normalin 4 katına, cünup olunca, 12 katına çıkar. Günümüzde, kızılötesi ışınlarla dış derinin fotoğrafları çekilmiş, bu fotoğraflarda, ilişkiden sonra, vücudun bütün yüzeyinin fazla statik elektrik tabakasıyla örtüldüğü tespit edilmiştir. Yıkanınca su zerreleri, olumsuz elektrik gerilimini alarak, vücudu topraklayıp, yeniden normale döndürüyor. Bu açıdan gusül, tıbbî yönden de, yapılması gereken bir temizliktir.

6- Abdestin ve guslün, dolaşım sistemine de olumlu etkisi vardır. Damarlardaki sertleşme ve daralmayı önler. Lenf sisteminin, en önemli merkezlerinden biri olan burun arkası ve bademcikler yıkanarak uyarılır. Ayrıca boyun ve yanlarının yaş elle mesh edilmesi de, lenf sistemine tesir eder. Abdest ve gusülle kolaylaşan lenf dolaşımı sayesinde, lenfosit denilen savaşçı hücreler vücudu zararlı unsurlardan korur ve vücut direncini arttırırlar.

7- Toprakla yapılan teyemmüm de, vücuttaki statik elektriği büyük ölçüde yok eder.

Guslü ve abdesti, Allah’ın emri olduğu için yerine getiren, dünyada geçici faydalarını gördüğü gibi, ahirette sonsuz nimetlere de kavuşur.

Abdestin Edepleri Nelerdir?

Abdestin Edepleri Nelerdir?

Abdestin Edepleri Nelerdir?

Cevap:
Edep, burada yapılması sevab olup, yapılmazsa hiç günah olmayan şeyler demektir. Hâlbuki sünneti yapmak sevab olup, yapmamak, tenzihi mekruhtur.

Abdestin edeplerinden, bazıları şunlardır:
1- Abdesti, namaz vakti girmeden önce almak.

2- Helâda taharetlenirken, kıbleyi sağ veya sol tarafa almak.

3- Su ile taharetlenmek. Temizleninceye kadar yıkamalıdır.

4- Taharetlendikten sonra, bez ile kurulanmak.

5- Taharetlendikten sonra, avret mahallini hemen örtmek.

6- Başkasından yardım istemeyip, abdesti kendisi almak.

7- Kıbleye karşı, abdest almak.

8- Abdest alırken konuşmamak.

9- Her uzvu yıkarken, kelime-i şehadet okumak.

10- Abdest dualarını okumak.

11- Ağzına sağ el ile su vermek.

12- Burnuna sağ el ile su vermek, sol el ile temizlemek.

13- Ağzı yıkarken, dişleri Misvak ile temizlemek.

14- Ağzı yıkarken, oruçlu değilse, ağzı çalkalamak, yani boğazında hafif gargara yapmak.

15- Burnu yıkarken, suyu kemiğe yakın çekmek.

16- Kulağı mesh ederken birer parmağı, kulak deliğine sokmak.

17- Ayak parmaklarının aralarını tahlil ederken, sol elin küçük parmağı ile ve alt taraflarından tahlil etmek.

18- Elleri yıkarken, geniş yüzüğü yerinden oynatmak. Dar, sıkı yüzüğü oynatmak ise farzdır.

19- Su bol ise de, israf etmemek.

20- Suyu, yağ sürer gibi az kullanmamak.

21- Abdest aldığı kabı dolu bırakmak.

22- Abdest bitince veya ortasında, (Allahümmec’alnî minettevvâbîne vec’alnî minel-mütetahhirîne vec’alnî min ibâdikes-sâlihîne vec’alnî minellezîne lâ havfün aleyhim velâ hüm yahzenûn) duasını okumak.

23- Abdestten sonra Sübha, yani iki rekât namaz kılmak.

24- Abdestli iken, abdest almak. Yani namaz kıldıktan sonra, abdestli iken, yeni namaz için bir daha abdest almaktır.

25- Yüzü yıkarken, göz pınarını, çapakları temizlemek.

26- Yüzü, kolları, ayakları yıkarken, farz olan yerlerden biraz fazlasını yıkamak.

27- Abdest alırken, kullanılan sudan, elbiseye, üste, başa sıçratmamak.

Abdesti Bozan Şeyler Nelerdir?

Abdesti Bozan Şeyler Nelerdir?

Cevap:
1. Ön ve arka mahalden çıkan her şey -ister az olsun, ister çok- abdesti bozar. Bu şeyler idrar, kazurat, meni, mezi, taş, vs. gibi maddelerdir.

2. Arka taraftan gaz çıkması (yellenme).

3. Çocuk düşürme hâli.

4. Ön ve arka yolların dışında, bedenin herhangi bir yerinden kan, irin, sarı su gibi akıntıların gelmesi… Bu gibi akıntıların abdesti bozması için, çıktığı noktada durmayıp etrafa yayılması lâzımdır. Bu bakımdan sıkıp çıkarılması ile kendiliğinden çıkması arasında abdest bozma açısından fark yoktur. Nasıl çıkarsa çıksın, çıkış noktasını aştıktan sonra abdesti bozarlar.

Hacamat yoluyla kan aldırmak, sülük tutmak da, abdesti bozar. Kan, irin ve sarı sudan başka olan akıntılara gelince, bunlar ancak bir dert ve hastalık sebebiyle akıyorlarsa, abdesti bozarlar. Meselâ, bir göz hastalığından dolayı gözleri sulanan kimselerin abdesti bozulur.

Bir hastalığa bağlı olmayarak gelen akıntılar ise, abdesti bozmazlar. Meselâ, ağlama ve çok gülmekten dolayı akan gözyaşı veya havanın soğukluğu sebebiyle burundan gelen akıntı abdesti bozmaz.

Vücuttaki kabarcıklardan çıkan safi su, sahih olan görüşe göre, kan gibidir, abdesti bozar. Diğer bir görüşe göre ise, abdesti bozmaz. Bu ikinci görüşte, uyuz olanlar ve çiçek çıkaranlar için kolaylık vardır. Zaruret hâlinde bu görüş ile amel edilmesinde bir beis olmadığı, İmam-ı Hulvanî’den nakledilmiştir.

Mayasıl ve eksama yaşlığı ve parmak araları pişintisi ise, abdesti bozmaz. * Şâfiîlere göre, önden ve arkadan başka herhangi bir uzuvdan gelen kan, irin, sarı su gibi akıntılar abdesti bozmazlar.

5. Ağız dolusu kusmak. Kusmuk; yemek, su veya safra gibi bir madde olabilir. Kusuntunun, azar azar geleni dahi bir araya toplanınca ağız dolusu miktarına ulaşıyorsa, abdesti bozar.

6. Ağızdan, tükrüğe eşit veya ona galib gelecek miktarda kan gelmek. Galibiyet veya eşitlik, renkten belli olur: Renk sarı ise, tükrük fazladır. Kırmızılık eşitliği gösterir. Kızıllık ise, kanın galib olduğunu… Tükrük kandan fazla ise, abdest bozulmaz. Ayva, elma, v.s. gibi şeyleri ısırmakla, onlarda kan eseri görülse bile abdest bozulmaz.

7. İnsanın kendine hâkimiyetini kaybettiren uyku abdesti bozar. Bu uyku ister yan üstü yatarak, ister sırtüstü yatarak, ister yüzü koyun yatarak, ister oturup dirseğine dayanarak olsun hüküm aynıdır. Yanında konuşulanları duyacak derecedeki hafif uyuklamalar ise abdesti bozmaz. Bir şey’e dayanarak uyuyan kimsenin, dayanmakta olduğu şey çekildiği takdirde düşecek derecede uykuya dalmışlığı varsa, abdest bozulur.

8. Az veya çok süreli baygınlık.

9. Namazda gülmek. Tebessümle gülmek ayrıdır. Gülmek seslidir, işitilir. Bu yüzden namazda gülmek abdesti bozar. Abdest bozulunca namaz da bozulmuş olur. Tebessüm sessiz olduğu için, namazı da abdesti de bozmaz. Yalnız kendi duyup işiteceği kadar hafif gülmek ise, namazı bozar, fakat abdesti bozmaz. * Şâfiîlere göre, namaz içindeki kahkaha ile gülmekle bile abdest bozulmaz.

10. Kadınla erkeğin birbiriyle fâhiş mübâşeretleri de abdesti bozar. Fâhiş mübaşeret, erkekle kadının arada hiçbir örtü olmaksızın veya çok ince bir bez olduğu hâlde mahrem yerlerini birbirine dokundurmaları, temas ettirmeleridir. Bu temas sebebiyle tahrik olup kendilerinden yaşlık (mezi) gelip gelmemesi müsavidir. Abdest her hâlükârda bozulur. İmam-ı Muhammed’e göre, fâhiş mübaşeretin abdesti bozması, ancak taraflardan yaşlık (mezi) gelmesi hâlindedir. Yaşlık belirmezse, abdest bozulmaz.

11. Erkeğin idrar akıntısını kesmek için idrar yoluna soktuğu pamuğun sonradan dışarı çıkması veya çıkarılması hâlinde, abdest bozulur. Pamuğun üzerinde yaşlık bulunup bulunmaması hükmü değiştirmez. Eğer pamuk, idrar yoluna tamamen konulmayıp, kısmen konulmuşsa, içte kalan kısım ıslanmış olsa bile, dışta kalan kısma idrar sızmadıktan sonra abdest bozulmaz. Ancak pamuk çekip çıkarılır veya kendiliğinden düşerse, üzerinde az bir yaşlık bile olması, abdesti bozar.

12. Kadının tenâsül uzvu içine veya dışına konulan bezin veya pamuğun, ıslanmış olarak dışarı çıkması veya çıkarılması da abdesti bozar. Uzvun dışına konulan pamuğun iç tarafı ıslanmış olunca abdest bozulmuş olur. Pamuğun dışına ıslaklık sızıp sızmaması mühim değildir. Uzvun içine konulan pamuğun iç kısmının ıslanması abdesti bozmaya yetmez. Islaklığın pamuğun dışına da sirayet etmesi şarttır.

13. Teyemmüm etmiş kimsenin suyu görmesi, teyemmümle alınan abdesti bozar.

14. Özür sâhipleri için namaz vaktinin çıkması ile abdestleri bozulur.

15. Esrar veya içki içerek sarhoş olmak da abdesti bozar. Bu gibi müskiratı kullanmak kesin şekilde haram olmakla birlikte, insanı sarhoş etmeyen miktarı abdesti bozmaz.

Abdest Hakkında Tüm Soru ve Cevaplarınızı Bu sayfada bulabilirsiniz.

Soru:
S. Ebediyye’nin abdesti bozanların yedincisinde, (Mübaşeret-i fahişe yani çıplak olarak, çirkin yerlerini birbirine sürtmek, erkeğin de, kadının da abdestini bozar) deniyor. Bazı kitaplar bozmaz diyor. Hangi kavli esas almalıdır?

Cevap:
Bu hususta iki ayrı kavil vardır. İbni Âbidin hazretleri bildiriyor ki:
Mübaşeret-i fahişede, ıslaklık olmasa da, mutemed olan, İmam-ı a’zam ile İmam-ı Ebu Yusuf’un, kavline göre abdest bozulur. İmam-ı Muhammed’e göre ise, ıslaklık yoksa abdest bozulmaz. El-Haik kitabının sahibi, İmam-ı Muhammed’in kavlini sahih kabul etmiştir. El-Bahr ve En-Nehir sahipleri ise, (Sahih olan, El-Hılye’nin naklettiği, İmam-ı a’zam ile İmam-ı Ebu Yusuf’un kavlidir) demişlerdir. (Redd-ül muhtar)

Bazı kitaplar, İmam-ı Muhammed’in kavlini esas almışlarsa da, Halebi, Dürr-ül-muhtar, Mizan-ül-kübra gibi kıymetli kitaplarda, Şeyhayn’ın kavlinin müftabih olduğu, bununla amel etmek gerektiği bildirilmektedir.

Böyle durumlarda ihtiyata riayet etmek elbette iyidir. Hattâ başka mezhepte bozar denilen şeyi yapmamak da müstehabdır. Mesela Şâfiî mezhebinde çıplak olarak hanımının veya yabancı kadının eline dokunmak abdesti bozar. Hanımına dokunan Hanefî’nin, meşakkat yoksa, yeniden abdest alması müstehab olur. Her zaman ihtiyatlı hareket etmek iyi ise de, meşakkat olunca, kendini zorlamayıp, ruhsatla amel etmek daha iyidir.

Soru:
Tam İlmihal’de, (Bir şeyin hepsi girip çıkarsa, abdesti de, orucu da bozar) deniyor. Erkeğin arkadan, kadının ön veya arkadan kullandığı fitil, abdesti ve orucu bozar mı? Bir de çubuklu bir aletle hap konuyor, bu farklı mı?

Cevap:
Gündüz oruç iken, içeri tamamen giren şey, orucu bozar. Fitil de bozar. Yarısı dışarıda kalırsa orucu bozmaz. Fitil içeri girdikten sonra, dışarı çıkarsa abdesti bozar. Fitil içeri girip çıkmazsa, abdesti bozmaz. Çubukla konan farklıdır; çünkü içeri girince, çubuğa az da olsa içeriden bir yaşlık bulaşır. Yaşlık, çubukla dışarı çıkınca abdest bozulur.

Soru:
Cenaze namazında ve tilavet secdesi yaparken, kahkaha ile gülmek, abdesti bozar mı?

Cevap:
Abdesti bozmaz ama namaz ve tilavet secdesi bozulmuş olur. (Redd-ül-muhtar, Hindiyye)

Soru:
Dişim kanıyor. Tükürünce tükürükten fazla oluyor. Bazen ayda bir veya haftada bir burnum kanıyor. Elde olmadan gelen bu kanlar abdesti bozar mı?

Cevap:
Evet, bozar; ama Maliki mezhebi taklit edilirse, böyle elde olmadan akan kanlar semavi özür olduğu için bozmuyor. Yaradan çıbandan kan akması, basurdan kan gelmesi, elde olmadan idrar damlaması birer semavi özür oluyor ve Maliki’de abdesti bozmuyor. Onun için Maliki’yi taklit etmenizi tavsiye ederiz.

Cevap:
Sual: Sivrisinek soktuğu zaman abdest bozulur mu?
Bozulmuş olmaz.

Soru:
Burundan katı kan gelmesi abdesti bozar mı?

Cevap:
Bozmaz.

Soru:
Toplu iğnenin başı kadar çıkan kan, abdesti bozar mı?

Cevap:
Bozmaz.

Soru:
Kaşıdığımız yaralardan su çıkınca abdest bozulur mu?

Cevap:
Mayasıl, parmak arası pişinti, kabarcık, uyuz, çiçek suları ve yakı konulan yerden çıkan sular abdesti bozmaz diyen âlimler vardır. Zaruret halinde buna göre amel olunur. (Redd-ül-muhtar)

Soru:
Abdest alırken sivilcelerin kimi patlıyor ve çok uzun süre kan akıyor. Bunlarla ilgili abdest alırken nasıl hareket etmeliyim?

Cevap:
Kan işinin en kolay yolu Maliki mezhebini taklit etmektir. Maliki mezhebini taklit ediyorum diye kalbinizden geçirirseniz sivilcelerden çıkan kanlar abdestinizi bozmaz.

Soru:
Deri altına enjektörle verilen ilâç, dışarı çıkınca abdest bozulur mu?

Cevap:
Bozulmaz. İlâçla birlikte kan da çıkarsa bozulur.

Soru:
Kulağıma damlattığım yağlı ilaç, ağzımdan ve burnumdan geldi. Abdestim bozuldu mu?

Cevap:
Kulağa damlatılan yağ, burundan çıkınca bozmaz, ağızdan çıkarsa bozar.

Soru:
Teşehhüddeki gibi oturup veya bağdaş kurup iki dirseğini iki dizi üzerine koyarak ellerini çenesine dayayıp uyumak veya taburede dirseğini dizine dayayıp uyumak abdesti bozar mı?

Cevap:
Evet, bozar.

Soru:
Taburede oturup uyumak abdesti bozar mı?

Cevap:
Temkinli oturup uyunursa abdest bozulmaz.

Soru:
Sandalye veya koltukta sırtımızı arkaya dayamadan, kollarımızı, dizlerimizin üstüne yaslayarak otururken uyumak bozar mı?

Cevap:
Temkinli olursa bozmaz. Temkinli olmak demek, abdestin bozulmaması için dikkatli olmak demektir. Dayandığı şey çekilince düşmezse temkinli uyuyor demektir, bozmaz.

Soru:
Bir kimse her namazda yel kaçırdığını hissediyor. Başka zaman olmuyor, ne yapmak lazım?

Cevap:
Bu konuda hadis-i şerif var. Bunu şeytan yapıyormuş. Dübür kısmını üflüyor, insanı şüpheye düşürüyormuş. Onun için Peygamber efendimiz,

(Bir ses ve koku duymadıkça abdestiniz bozulmuş olmaz)

buyuruyor. Demek ki bu vesvesedir, önem vermemek gerekir. Eğer, elinde olmadan gerçekten yel çıkıyorsa, o zaman Maliki mezhebini taklit eder. Çünkü Maliki mezhebinde elde olmadan çıkan gaz abdesti bozmaz.

Soru:
Alkollü parfüm kullanmak abdesti bozar mı?

Cevap:
Bozmaz, namaza da mani olmaz.

Soru:
Yabancı kadına şehvetle bakmak Hanefi ve Maliki mezheplerinde abdesti bozar mı?

Cevap:
Şehvetle bakmak haram ise de abdesti bozmaz. İbadetlerin sevablarını yok eder.

Soru:
Müstehcen resim ve porno filmleri izlemek guslü ve abdesti bozar mı?

Cevap:
Guslü de bozmaz, namaz abdestini de; ama bunları seyretmek haramdır, günahtır. Mezi gelirse abdesti, meni gelirse guslü de bozar.

Soru:
İçinde alkol bulunan cilt kremi veya kolonya abdesti bozmaz mı?

Cevap:
Bozmaz, namaza da mani olmaz.

Abdesti Bozan Şeyler Nelerdir

Soru:
Erkek veya bayan kadın doktoru veya ebe, Ramazanda, abdestli iken bir kadına doğum yaptırsa, orucu, guslü veya abdesti bozulur mu?

Cevap:
Hanefi mezhebindeki kadın doktorunun veya ebenin, Ramazan-ı şerifte doğum yaptırmakla orucu, abdesti ve guslü bozulmuş olmaz. Zaruretsiz erkek doktora doğum yaptırmak caiz olmaz.

Soru:
Kumar oynamak abdesti bozar mı?

Cevap:
Kumar oynamak büyük günah ise de, kumar oynamakla abdest bozulmaz; fakat tekrar abdest almak müstehabdır. (Ebussuud Efendi Fetvaları)

Soru:
Oyun kâğıtlarına el sürmek ve parasız eğlence için oynamak abdesti bozar mı?

Cevap:
Bozmaz, fakat kâğıt oynamak mekruhtur. Çayına bile oynansa haram olur.

Soru:
Tavla oynamak abdesti bozar mı?

Cevap:
Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

Tavla oynadıktan sonra kalkıp namaz kılan, irin ve domuz kanı ile abdest alıp namaz kılana benzer. [İ. Ahmed]

Yani tavla oynamak her ne kadar abdesti bozmaz ise de, yeniden abdest almalıdır.

Soru:
Hazret-i Ali, ayağına batan bir okun acısını duymamak için, (Ben namaza durunca çıkarın) buyuruyor. Hâlbuki ayağı yaralı olduğu için kan akıyor. Bu durumda abdest bozulacağı için namaz bozulmuş olmaz mı? Hazret-i Ali niye böyle namaz kıldı?

Cevap:
Yarasından kan akan özür sahibi olabilir. O haliyle namaz kılar. Devamlı idrar ve yel kaçıran yani gelen yeli tutamayan da özürlü olarak namazını kılar. Sonra diğer üç mezhepte kanamak abdesti bozmaz. Belki Hazret-i Ali’nin içtihadı da öyle idi.

Soru:
Vehhabiler, Mekke’de yatıp uyuduktan sonra, kalkıp namaz kılıyorlar. Bunların mezhebinde uyumak abdesti bozmuyor mu?

Cevap:
Dört hak mezhepte de yatıp uyumak abdesti bozar. Vehhabiler, dört hak mezhebin dışında oldukları için öyle yapıyorlar. Uykunun abdesti bozmasında dört mezhebe göre bazı farklılıklar vardır:

Hanefî mezhebinde: Makatın gevşek olacağı bir hâlde, mesela yan veya sırt üstü yatarak veya dirseğine yahut bir şeye dayanıp uyumak abdesti bozar. Dayandığı şey çekilince düşmezse, bozulmaz. Namazda düşmeden uyumak abdesti bozmadığı gibi, namaz dışında dizleri dikip, başını dizlerine koyarak, diz çökerek, bağdaş kurarak, teverrük ederek uyumak da bozmaz.

Hanbelî mezhebinde: Her ne hâl ve şekilde olursa olsun, uyku abdesti bozar. Ancak az sayılan oturma ve ayakta durma hâlindeki hafif uyku abdesti bozmaz.

Mâlikî mezhebinde: Ağır uyku, kısa sürse de abdesti bozar. Yatsa da, otursa da, secde hâlinde olsa da, hattâ ayakta olsa da abdesti bozar. Kısa bir an olursa bozmaz.

Şâfiî mezhebinde: Eğer makatı yere yerleşmişse, uyumak abdesti bozmaz. Bunun haricindeki uyku şekilleri bozar.

Şu hâlde yatarak uyumak dört mezhepte de abdesti bozuyor. (Mezahib-i Erbaa, Mizan-ül Kübra, Hindiyye)

Demek ki, dayanmadan uyumak, sadece Hanefî’de bozmuyor. Onların yatıp uyuduktan sonra, kalkıp abdest almadan namaz kılmaları, dört mezhepte de caiz değildir.

Soru:
Su bulunmayan yerde küçük abdestini yapan, su bulunca, abdest alıp sonra idrar bulaşıklarını yıkarken, elini ön avret yerine değdirse abdesti bozulur mu?

Cevap:
Hayır, abdesti bozulmaz. Şâfiî’de kadın ve erkeğin abdesti bozulur. Mâlikî ve Hanbeli’de, sadece erkeğin abdesti bozulur.

Soru:
Bebeğin altını temizlerken, ön veya arka avret yerine elinin içiyle dokununca abdest bozulur mu?

Cevap:
Hanefi’de ve Maliki’de bozulmaz. Şafii’de ve Hanbeli’de bozulur.

Soru:
Avret yerine dokunmakla Şâfiî ile Mâlikî’de abdestin bozulması farklı mıdır?

Cevap:
Evet, farklıdır. Mâlikî’de sadece erkek, kendi ön avret yerine dokununca abdest bozulur, başkalarının avret yerine dokunsa bozulmaz. Şâfiî’de ise, kendinin, başkalarının, hattâ altını temizlediği erkek veya kız bebeğin ön veya arkasına dokunmakla abdest bozulur. Mâlikî’de bozmaz.

Şâfiî’de parmak uçları ve aralarıyla dokunulsa abdest bozulmaz. Sadece çıplak olarak parmakların içiyle ve avuç içiyle dokunmak bozar.

Mâlikî’de ise, avuç içi veya elin yan tarafları veya parmakların alt ve yan kısımları veya baş taraflarıyla ön avret yerine çıplak olarak dokunursa abdesti bozulur. (El-fıkhü alel mezahibil-erbea)

Soru:
Şâfiî mezhebinde, genç bir erkeğin çok yaşlı bir kadının eline dokunması abdestini bozar mı? Diğer üç hak mezhepte durum nasıldır?

Cevap:
Şâfiî’de bozar. Hattâ çok yaşlı pirifâni denilen bir erkek, çok yaşlı bir nineye dokunsa her ikisinin de abdesti bozulur. Şehvet kastı olmasa da, nine çok çirkin olsa da, hattâ ölü olsa da yine abdesti bozulur. Yedi yaşından büyük kız çocuklarına dokunmak da abdesti bozar. Yedi yaşından küçük ise bozmaz. Hanbelî mezhebinin hükmü de bu konuda Şâfiî gibidir. (El-fıkhü alel mezahibil-erbea)

Mâlikî mezhebinde ise lezzet kastıyla dokunursa bozulur. Lezzet kastıyla dokunmaz, ama dokununca lezzet alırsa abdesti bozulur. Lezzet kastıyla dokunur, fakat lezzet duymasa da abdesti bozulur. Yedi yaşından küçük bir kız çocuğuna veya çok yaşlı kadına dokunmak abdesti bozmaz. Kadının saçına lezzet kastıyla dokunmak da abdesti bozar veya lezzet kastı olmadan kadın saçına dokunulur da lezzet duyarsa abdest bozulur. Ama kadın saçları erkeğe dokunursa kadının abdesti bozulmaz. Çünkü kadın, bundan bir şey hissetmez. Hanbelî ve Şâfiî’de ise, saça dokunmak abdesti bozmaz. (El-fıkhü alel mezahibil-erbea)

Hanefî mezhebinde ise, genç de olsa kadına dokunmak abdesti bozmaz. Hattâ şehvetle de dokunsa bozmaz. Dokununca şehvetlense de, şehvetlenmese de, mezi gelmedikçe abdesti bozulmuş olmaz.

Abdestsiz durmak günah mı?

Abdestsiz durmak günah mı?

Soru:
Bir hadiste, abdesti bozulunca abdest almayanın ve abdest alıp da namaz kılmayanın Allahü teâlâya cefa etmiş olacağı bildiriliyor. Her zaman abdestli mi durmak, abdest alınca da illa namaz kılmak mı gerekiyor?

Cevap:
Biz, hadis-i şeriflerden hüküm çıkaramayız. Mezhebimizin hükmüne bakarız. Abdestsiz gezmek ve abdest alınca bir namaz kılmamak günah değildir.

Abdesti bozulunca tekrar abdest almak ve mekruh vakit değilse, o abdestle iki rekât Sübha yani abdeste şükür namazı kılmak müstehabdır.

Abdest Alırken Yapılması Uygun Olmayan Şeyler Nelerdir?

Abdest Alırken Yapılması Uygun Olmayan Şeyler Nelerdir?

Abdest Alırken nelere dikkat etmeliyiz?

Cevap:
1- Helâda, kırda abdest bozarken, kıbleyi öne, arkaya getirmek mekruhtur.

2- Taharetlenmek için, biri yanında avret yerini açmak haramdır.

3- Sağ el ile taharetlenmemelidir.

4- Su olmadığı zaman, gıda maddesiyle, gübre ile, kemik ile, hayvan gıdası ile, kömür ile ve başkasının malı ile, saksı, kiremit parçası ile, kamış ile ve yaprak ile ve bez ile, kağıt ile taharetlenmek mekruhtur.

5- Abdest a’zasını, hududundan pek aşırı veya eksik olarak yıkamamalı ve üçten az veya çok yıkamak mekruhtur.

6- Ağzı ve gözleri sıkı kapamamalıdır. Dudağın görünen kısmında ve göz kapağında ıslanmadık az bir yer kalırsa, abdest kabul olmaz.

7- Baş, kulaklar veya enseden birini, her defasında eli ayrı ayrı ıslatarak, birden fazla mesh etmemeli. Her defasında ıslatmadan tekrarlanabilir.

8- İhtiyaç olmadıkça, abdest alırken dünya kelamı konuşmamalı.

Abdest Alırken Şüphe Duyarsanız

Abdest Alırken Şüphe Duyarsanız

Cevap:
Abdest alırken şüphe duyarsanız “Acaba guslüm oldu mu, abdestim oldu mu?” diye içiniz kemirilirse, tekrar tekrar abdest alınız bu vehimdir, şeytandandır deyiniz. Onun şerrinden korunmak için Euzu okuyunuz, Allah’a sığınınız ve ayetü’l Kürsi’yi okuyunuz. Dikkatlice abdest aldıktan sonra gelen bu vesveseye asla kapılmayınız ve içinizden gelen sese “Abdestim abdesttir. Kör olası şeytan, sen kahrından çatla” diye onunla alay etmek gerekir.

Abdestsizlik konusunda asla vesveseye itibar etmeyin. Kesin abdestsiz olduğunuzu bilmedikten sonra abdest almanıza gerek olmadığını da bilin.

Abdestsiz Kur'an-ı Kerim Taşınır mı?

Abdestsiz Kur'an-ı Kerim Taşınır mı?

Cevap:
Yalnız Kur’an-ı Kerim öğrenmek için ergenlik çağına gelmemiş çocuklar abdestsiz Kur’an-ı taşıyabilirler. Büyükler ne öğrenim için ne de başka bir şey için abdestsiz olarak Kur’an-ı Kerim taşıyabilir ne de ona dokunabilir. Öğrenimin dışında çocuklarda dokunamaz.

Namaz kılmak, Kabe’yi tavaf etmek, tilavet secdesi yapmak, Kur’an dokunmak için abdest dinen gereklidir. Sünni mezheplerin çoğu bunların farz olduğunda görüş birliğinde olup yalnız Hanefiler Kâbeyi tavafta abdesti vacip görürler. Kur’an’a dokunmak için abdestin farz olduğu hükmü Kur’an’da:

“Şüphesiz bu, değerli bir Kur’an’dır, Korunmuş bir kitaptır. Ona ancak temizlenenler dokunabilir.” (Vakıa 56/77-79)

Sünnette de dayandırılmakla birlikte esasen müslümanların Kur’an’a atfettikleri önemi ve ondan istifadeyi azami ölçüye çıkarma gayretini yansıtan ve bünyesinde birçok sosyal ve psikolojik gerekçeyi barındıran kolektif şuur konumundadır.

Kadın Erkeğin tenine dokunursa abdesti bozulur mu?

Kadın Erkeğin tenine dokunursa abdesti bozulur mu?

Kadın Erkeğe Dokunursa Abdest bozulur mu

Cevap:
Hanefi Mezhebine göre kadın erkeğin tenine dokunsa abdesti bozulmaz. Bu meselenin kitap ve sünnetten delili şöyledir:
Abdestin ve guslün farzlarını, hangi durumlarda abdest ve gusül alınması gerektiğini bildiren Maide Suresinin 5. ayetinde, “… kadınlara dokunmuşsanız” manasında “Ev lamestümü’n-nisa” ifadesi geçiyor. buradaki “lems’i (dokunmayı)” şafii mezhebi lügat ve mecaz manasında kullanıyor. Bu kelimenin lugat manası, elle dokunmak, yoklamak, tenlerin birbirine değmesi” şeklindedir. Hanefi mezhebi ise, “lems’i” cinsel ilişki manasında tefsir ediyor, bu durum da abdesti değil, guslü gerektiriyor.

Hanefi mezhebi, dokunmakla abdestin bozulmamasına Hz.Aişe Validemizin (r.a.) rivayet ettiği şu hadisleri delil olarak getiriyor:

“Resulullah (a.s.m.) hanımlarından birisini öper, sonra da abdest almadan namaza dururdu”
“Önünde cenaze gibi boylu boyuna uzanmış yatmış halde Resulullah (a.s.m.) namaz kılardı. Vitir namazını kılmak istediği zaman da ayağıyla bna dokunurdu.”
“Bir gece Resulullah (a.s.m.) yatağında bulamadım. aramaya çıktım, mescitte gördüm. Namaz kılıyordu. secdede ayaklarını dikmiş haldeydi. Ayaklarının altına elimle dokundum.”

Peruk ve üzerine mesh yapmak caiz mi?

Peruk ve üzerine mesh yapmak caiz mi?

Cevap:
Kullanılan malzeme ne olursa olsun saçtan veya görünüş olarak saça bezeyen bir maddeden peruk takılmasının Hz.Peygamber tarafından hoş karşılanmadığı, ancak saçı dökülen kimsenin tedavi ile bunu önlemesinin ve saç bitmesinin sağlaması caiz olduğu söylenebilinir.

Bu saçlar asil saç olmayıp bunlar üzerine mesh eden kendi saçına mesh etmediği gibi bu abdest caiz değildir.

Tuvalette abdest almakta bir mahzur var mıdır?

Tuvalette abdest almakta bir mahzur var mıdır?

Cevap:
Başka bir yerde abdest almak imkanı bulunmadığı zaman helada da abdest alınabilinir.Ancak, buralar temiz olmadığı için dualar okunmaz.

Küfretmek abdesti bozar mı?

Küfretmek abdesti bozar mı?

Küfür etmek abdesti bozar mı?

Cevap:
Değerli kardeşimiz,

İslam dini her türlü kötülük ve incitmeye karşıdır. Çünkü, İslam insanı insan etmeye gayret ediyor. Hakiki insaniyet mertebesine ulaştırır. Bu nedenle İslam, İnsanı her türlü kemalat ve güzelliğe ulaştıracak emirleri verdiği gibi, her türlü rezillikten ve çirkinlikten uzaklaştıracak fiilleri de yasaklamıştır.

Bu külli kaidelerden hareketle diyebiliriz ki, küfür ve sövme dediğimiz karşıdaki insanları rencide ve rahatsız eden her türlü fiil günahtır ve haramdır. Çünkü Müslümanları rencide etmek haramdır ve insanı günahkar eder. Hatta kafir bile masum ve hatasız olsa, onu rahatsız etmek İslam dininde yasaktır. Çünkü, Peygamberimiz (a.s.m) “Kim bir zımmiye eziyet etse, şüphesiz ben onun hasmıyım / düşmanıyım.” (Ebu Yusuf, Harac, Matbaatu’s Selefiye, 1397 h. Kahire, s.135) diye buyurmuştur.

Hangi durumda olursa olsun sövmek caiz değildir. İster kafire ister zalime farketmez, sövmek çirkin bir hareket olup mü’mine yakışmaz.

Küfür etmek günah olsa da abdesti bozmaz.

Dövme ibadetlere, abdeste ve gusül abdestine engel midir?

Dövme ibadetlere, abdeste ve gusül abdestine engel midir?

Dövme Abdest ve Gusüle Engelmidir?

Cevap:
İnsanlar, çok eski zamanlardan beri vücutlarının çeşitli yerlerine dövme yaptırmışlardır. Bugün bu adet, yer yer sürdürülüyor. Avrupa ve Amerika’da bazı gençler bunu bir “süs” şeklinde yaparken, yurdumuzda da birtakım havai gençler onları taklit ediyorlar. Cahiliye arapları dövmeyi süslenmek için yaparlarken; dövme ile bedenlerine çeşitli şekil ve suretler yaparak bununla mafsallarının güç kazandığına inanırlardı. Bugün ise bu tamamen bir özentiden öteye geçmemektedir.

Dövme, bilinen şekliyle şöyle yapılıyor: vücut, iğne ve benzeri aletlerle kan akacak şekilde yaralanıyor. Sonra aynı yere iç yağı ve bazı maddeler konarak yara iyileşmeye terk ediliyor. Sonunda deri altında koyu yeşil bir şekil meydana geliyor.

Buhari ve Müslim’de rivayet edilen hadislerde, peygamber efendimiz (a.s.m.) Dövme yapmayı ve yaptırmayı yasaklamış, bunları yaptıranın Allah’ın rahmetinden mahrum kalacağını bildirmiştir.

Bilmeden dövmeyi yaptıran insan nasıl hareket edecektir? Bundaki hüküm, dövmeyi yaparken kullanılan maddeye göre değişir. Şayet bu maddeler dinen necis sayılanların arasında bulunuyorsa, dövme de o hükme girer. Bunda yapılacak şey, şayet ufak bir müdahale veya ameliyatla hallediliyorsa gidermeye çalışmaktır. Şayet giderilemiyor, buna da imkan bulunamıyorsa, o şekilde bırakılır. Çünkü cenab-ı hak kuluna kaldıramayacağı yükü yüklemez, onun üstesinden gelemeyeceği, yapamayacağı şeyleri istemez.

Abdeste ve gusle mani olup olmadığına gelince; bir defa dövme derinin altındadır. Yani dış derinin altında yer alıyor. Abdest ve gusülde ise derinin altını değil, üstünü yıkamak farzdır. Dövme de derinin altında kaldığına göre, onun bedenin herhangi bir yerinde bulunması abdeste ve gusle mani olmaz. Üzerinin yıkanmasıyla abdest ve gusül sahih olur.

Bilerek veya bilmeyerek böyle bir günahı işlemiş olan kimse de Allah’tan mağfiret diler, tövbe istiğfar eder. Ve inşallah da kabul edilir.

Abdestli olduğunu unutmak

Abdestli olduğunu unutmak

Soru:
Abdestli olduğumuzu hep hatırda tutmak mı gerekir? Bir işle meşgul olunca abdestli olduğumuzu da unutuyoruz. Unutunca abdestimiz bozulmuş mu olur?

Cevap:
Hayır, unutmakla abdest bozulmuş olmaz. Zaten hep hatırda tutmak imkânsızdır.

Bir kimse, abdest aldığını bilip, sonra bozulduğunda şüphe ederse, abdesti var kabul edilir. Abdestini bozduktan sonra abdest aldığını hatırlamasa, abdest alması gerekir.

Hastalıkta Abdest

Hastalıkta Abdest

Hastalar Nasıl Abdest Alır

Soru:
Yatalak bir hasta, nasıl abdest alır, nasıl namaz kılar?

Cevap:
Abdest alması veya aldırtılması mümkün değilse, teyemmüm eder, namazlarını ima ile kılar. (Merakıl-felah)

Soru:
Bir insanın hem yel hem idrar özrü varsa yani gelen yeli ve idrarı tutamıyorsa, nasıl yapmalı?

Cevap:
Maliki’yi taklit etmeli. İsterse beş tane özrü olsun, hiç biri abdesti bozmaz. Yani elde olmadan çıkan yel, idrar, akıntı, ishal, basur kanı, yaradan çıbandan çıkan kan irin, burun kanaması, gözden ağrı ile gelen yaşlar vs. abdesti bozmaz. Başka abdesti bozan bir şey olmazsa, sabahtan yatsıya kadar namaz kılar Kur’an okur. Çünkü abdesti bozulmadı. Ama Hanefi mezhebinde farklı, Hanefi’de her namaz vakti girince abdest alması gerekir.

Soru:
Dişini çektiren kimsenin kanaması devam ediyorsa, vaktin sonunu mu bekler, yoksa hemen kılabilir mi?

Cevap:
Vaktin sonunu beklemesine lüzum yoktur, hemen kılabilir. Çünkü ağızdan kan çıkmadığı müddetçe, abdest bozulmuş olmaz.

Ağzı tuz ile gargara yaptıktan sonra, pamuk konur. Sonra abdest alıp namaz kılınır. Şayet namaz kılarken ağızdan dışarı kan çıkarsa abdest bozulur. Abdestin bu sebeple bozulmaması için, abdest alırken Maliki taklit edilir. O zaman dişten gelen kan, ağızdan dışarı çıksa da abdest bozulmuş olmaz.

Soru:
Diş etleri kanayan nasıl abdest alır?

Cevap:
Hanefî mezhebine göre özür sahibi olabilmek için, kanamanın bir namaz vaktinin başından sonuna kadar devam etmesi gerekir. Sonraki vakitlerde de, en az bir defa akarsa özür sahibi olur. Bir defa akmazsa özür sahibi olmaz. Hanefî mezhebine göre özür sahibi olamayan bir kişi, Mâlikî mezhebini taklit eder. Mâlikî mezhebinde diş kanamaları abdesti bozmaz. Bir abdest ile, abdesti bozan başka şey olmazsa istediği kadar namaz kılar. Mesela sabah abdesti ile yatsıyı bile kılar.

Bir yardımcısız hasta, nasıl abdest alır ve gusleder?
Abdest alamayan bir hasta, bir yardımcı bulamazsa, teyemmüm edip namaz kılar.

Soru:
Yaşlı anne babam abdestte çok sıkıntı çekiyorlar. Ne tavsiye edersiniz?

Cevap:
Yaşlılar genelde özür sahibi olurlar. Bunlar Maliki’yi taklit ederse akıntıları, yel kaçırmaları yani gelen yeli tutamamaları, idrar kaçırmaları, kanamaları abdestlerini bozmaz. Nasıl diş dolgusu için Maliki taklit ediliyorsa, hastalık için de aynen taklit edilir.

Soru:
Sağ ayağım burkulduğu için alçıya aldılar, herhangi bir kanama veya yara yok, buna rağmen her vakit namazda abdest tazelemem lazım mı, yoksa bir abdestle iki üç vakit namazı kılabilir miyim?

Cevap:
Evet, abdest bozulmadan beş vakit de kılabilirsiniz. Bozulunca, abdest alırken alçının üstü mesh edilir.

Soru:
Hastalık veya hamilelik sebebiyle sık sık kusan kimsenin abdesti bozulur mu?

Cevap:
Maliki’yi taklit ederse bozulmaz.

Soru:
Bir hastalık sebebiyle zaman zaman burun kanasa abdest bozulmuş olur mu?

Cevap:
Burundan kan akarsa elbette abdest bozulur; ama Maliki’yi taklit edenin abdestini bozmaz; çünkü elinde olmadan akıyor. Semavi bir özürle aktığı için abdesti bozmaz. Burnunu bir yere vurup kanatsa semavi özür olmadığı için abdesti bozulur.

Soru:
Doktor bir bayanım. Bayanlarda mensturuel sıklusun yani aylık âdet döngüsünün dönemlerine bağlı olarak miktarı ve kıvamı değişen fizyolojik yani doğal akıntı vardır. Bu akıntı meselesi abdest ve namaz konusunda bayanların yaşadığı en büyük sıkıntı. Ancak benim birçok tesettürlü arkadaşım var ve hiçbirinin böyle bir şeyden yani Maliki mezhebini taklitten haberleri yok. O zaman kadınlar Maliki’yi neden taklit etmiyorlar?

Cevap:
Bilmedikleri için taklit etmiyorlar. Çekinip rahatça soru soramamalarından bu sıkıntıyı çekiyorlar. Maliki’yi taklit etseler rahat edecekler. Bu akıntılar ne abdestlerini ne de namazlarını bozacak.

Ayrıca, iç çamaşırına akıntı bulaşmış ise, temizini bulmak zor olursa, bunu değiştirmeden namaz kılabilir. Maliki’de necaseti temizlemek farz değil. İhtiyaç halinde necasetle namaz kılmak caizdir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir