Anasayfa / Aile Rehberi / Türkiye ve İslamiyet Nereye Gidiyor?
Türkiye ce İslamiyet Nereye Gidiyor

Türkiye ve İslamiyet Nereye Gidiyor?

Nereye Bu Gidiş?

Son zamanda sosyal medya ve gerçek yaşamda çok sık rastlanan ve oldukça rahatsızlık veren acı bir gerçek var. Durum tamamen içler acısı ve ciddi anlamda cehaletin simgesi haline geldi. Eskiden daha sade, daha içten ve daha samimiydi her şey. Bu makalede moda haline getirilen tesettürü ele alacağız. 1935 yılından öncesi ve sonrası ülkemizde bulunan siyonistlerin oyunudur. Tam olarak tarih 1935 yılını gösterirken Keriman Halis adlı bir genç kızın Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil etmek için katıldığı Avrupa güzellik yarışmasından sonra başladı. Öyle ki kendisinden güzel insanlar olmasına rağmen jüri üyeleri Keriman Halis adlı genç Türk temsilciyi dünya güzeli seçtiler. Juri üyesinin konuşma metninde “Bugün aramızda bulunan Keriman Halis dünya güzeli olarak seçilmelidir.

Bir zamanlar Fransa’da ki meyhane ve dans gösterilerine karışan Kanuni’nin torunu bugün bikini ve mayo ile karşımızda ve kendisini beğenmemizi istediği için karşımızda çaba sarfetmekte. Biz tabii ki ondan güzeli var ya da yok göz ardı ederek onu birinci seçeceğiz. Tüm Müslüman ve Türk toplumlarının böyle olmasını temenni ederek kadehleri Avrupa ve Hristiyan aleminin zaferine kaldırıyoruz. Şerefe!” sözleri kamera ve gazetelere manşet olduğu gerçeği apaçık delillerle ispatılıdır. Cumhuriyet Gazetesi Keriman Halis’in birinci olmasını tüm ülkede zafer manşeti olarak atmıştır.

Peki Biz Bu Konuya Neden Değindik?

Türkiye Cumhuriyeti ya da Osmanlı Devleti buna müsaade etmedi. Tabii ki içimize girmiş ezelden beri İslam’a ve Türk toplumuna bozukluk getirmeye çalışanlar bu manşetleri atılmasına sebep olduğu gibi bugün topuklu ayakkabı, daracık etek, makyaj, tırnaklar uzun ve sayamayacağımız kadar farklı tarzlar türemesine de öncü olmuşlardır. Yani bizim halkımız ve insanımız da buna uyum sağlamıştır.

Nerede müslümanlık? Nerede Allah’ın ayetleri? Nerede Hz. Aişe’nin iffetini taşımaya çalışan kadınlar, anneler, ablalar? Allah (c.c.) ayeti kerime de şöyle buyurmuştur:

“Mümin kadınlara söyleyin yüz ve elleri müstesna tüm vücutlarını örtünsünler.”

Bu ne demek oluyor kadın dar giyemez, şehvetten uzak durmalı, tahrik edici ve ilgi çekici olmamalı. Ancak şuan tesettür modası öyle bir hale geldi ki tesettür giymeyen kadınlar bile sırf ilgi çekici kombinler çok olduğu için tesettürlü(!) giyiniyor. Burnunda hızma, elinde dövme, ayağında topuklu, bilek pantolon, dizinde etek ve ten rengi çorap giyen, elinde şarap kadehi olanlar var. Kınamak için bunları yazmıyoruz. Bu tür insanların İslamiyeti ve Müslüman alemini karaladığını aslında bu tür insanların cehaletinin tüm İslam’a zarar verdiği gerçeğini yansıtmaya çalışıyoruz. Artık uyanma vakti demeye çalışıyoruz. Kime benzemeye başladık? Ebu Cehil, Rasulullah (s.a.v.)’in düşmanı idi. Ancak onun kızları dahi böyle giyinmezdi. Aramıza nifak tohumu ekerek bize zarar verenler sadece bizim acizliğimizi izliyor.

Hadi 1935’te verilen tavizin bizi ne hale soktuğu gerçeğini görelim. Hadislere, ayetlere karşı ve uyumsuz şekilde giyinmekten vazgeçelim. Kendimize gelelim. Müslüman böyle olamaz. Müslümanın karısı, kızı böyle olamaz. İslam kadını teheccüd ile süslenir, abdest ile makyaj yapar. Sadece kocasına süslenir. Makyaj yapmak ve sokaktaki insanların dikkatini çekmek cehennem ateşine daha çok yaklaşmak demektir. Bunu anlayalım, “Nefsimize uyuyoruz, bizde insanız.” demekten vazgeçelim. Daha neler gelmeli Müslüman insanların başına? Faiz yükseldi, hayatın gerçeği oldu. Terör her yerden İslamiyete vuruyor. Bütün İslam ülkeleri savaşta.

Tüm Bunların Sorumlusu Kim?

Tüm bunların sorumlusu biziz. Bu şekilde tesettür olursa, bu şekilde zina artarsa, bu şekilde İslam yok sayılırsa, Müslüman duyarsız olmaya devam ederse felaket kapıda demektir. Allah bizi terörle, faizle, krizle ve bunun gibi şeylerle cezalandırıyor. Artık anlamak, uyanmak ve harekete geçmek zorundayız. İslam bu şekilde yaşamamalı, yaşadığımız şeyi İslam sanmamalı. Okumalıyız, öğrenmeliyiz, ibadet ve iyi amel etmeliyiz. Duyarsız kalmamalıyız. Yüksek binalar dikmek yerine yükseklere çıkaracak ibadetler yapmalıyız. Yoksa cehennem ateşinde hepsinin pişmanlığı ile yalvarmak zorunda kalınca anlayacağız. Ve o zaman çok geç olacak. Artık taviz vermeyelim. Müslüman Allah’ın emirlerine sorgusuz sualsiz inanan ve amel eden kişidir.

Vesselam…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir