Menü
Anasayfa / Hz. Muhammed (sav) / Peygamberimizin Örnek Ahlakı / Peygamberimizin Kadınlara Karşı Davranışları

Peygamberimizin Kadınlara Karşı Davranışları

Rasulullah’ın, Mümin Kadınlara Karşı Davranışlarından Bazı Örnekler:

Mescidde bir çocuğun ağlamasını duyması ve annesine karşı ince kalpliliğinden dolayı namazını kısa tutması:

Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: “Rasulullah: ‘Namaz kılacaktım, namazı biraz uzatmak istiyordum ki, o arada bir çocuğun ağladığını duydum; annesinin o-nun ağlamasından dolayı duyacağı acıyı iyi bildiğimden namazımı kısa tuttum.

Rasulullah’ın, namazdan sonra, kadınların önce çıkmaları için erkek­lerle beraber biraz beklemesi:

Ümmü Seleme anlatıyor: “Rasulullah (namazı bitirip) selam verince, kadınlar da selam verir ve ayağa kalkarlar. Rasulullah kadınların kolayca (çıkmaları) için ayağa kalkmadan biraz beklerdi. İbn Şihab diyor ki: “Allah’a yemin olsun ki Rasulullah’ın beklemesi cemaatten ayrılan erkeklerin kadın­lara yetişmeden kadınların çıkmalarını sağlamak içindi.”

Rasulullah’ın bayram törenlerine katılmaları için hayızlı kadınların ve kölelerin dışarı çıkartılmasını emretmesi:

Ümmii Atiyye anlatıyor: “Rasulullah’ı: ‘Yetişkin kızları, perde arkası ehlini ve hayızlı kadınları mü’minlerin davetlerine iyi işlere katılmaları için dışarı çıkartınız. Hayızlı kadın da namazgahtan uzak dursun’ derken işit­tim.”

Rasulullah’ın, bayram günü kadınlar duymadılar zanm ile onlara ayrıca nasihatte bulunması:

Cabir b. Abdullah haber veriyor ve diyor ki: “Rasulullah, Ramazan bayramı günü kalktı önce namaz kıldırdı sonra da hutbeye çıktı. Hutbeyi bitirince aşağı indi. (Başka bir rivayette’de kadınlar duymadılar zannede­rek) kadınların bulunduğu yere geldi ve onlara nasihatte bulundu.”

Rasulullah’ın Ensar’dan olan kadınlar için uzunca bir müddet ayakta durması ve onlara olan sevgisini belirtmesi:

Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: “Rasulullah, kadınların ve sabi çocukların dü­ğün yemeğine geldiklerini görünce, ayağa kalkarak: ‘Allah’ım, en çok sevdi­ğim insanlar sizlersiniz’ dedi ve bu sözü üç defa tekrar etti.”

Rasulullah’ın deve çobanının sesini duyunca kadınlara hürmeten daha sessiz olmasını tavsiye etmesi:

Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: “Rasulullah -hanımlarından birkaçı ve Ümmü Süleym ile beraber- yolculuğa çıktı. Yanlarında develeri sevk ve idare eden Enceşe adlı bir köle de vardı. Ahmed b. Hanbel’in rivayetinde köle, develeri çok sert bir şekilde sevk ve idare ediyordu. Bunun üzerine Rasulullah: ‘Yavaş ol ey Enceşe, kadın götürüyorsun’ buyurdu.

Rasulullah’ın, hurma taşıyan kadına acıyarak terkisine binmesi içir devesini çöktürmesi:

Ebu Bekir’in kızı Esma anlatıyor: “… Ben Rasulullah’ın Zübeyr’e ayır vermiş olduğu arazisindeki hurma çekirdeklerini taşıyordum. Bu hurmalı Medine’deki evimden bir fersahın üçte-ikisi kadar uzaklıkta idi. Birgt başımda hurma çekirdeği yüklü olarak evime gelirken Rasulullah rastladım. Yanında Ensardan bazıları vardı. Rasulullah beni çağırdı. Son beni terkisine bindirmek için devesine ‘ıh! ıh!’ dedi. Fakat ben erkekler beraber gitmekten utandım… Rasulullah benim utandığımı anlayın* (bırakıp) gitti.”

Rasulullah’ın, Hz. Osman’a hasta olan hanımına bakması içinBedı savaşına katılmama izni vermesi:

İbn Ömer anlatıyor: “Bedir harbine katılmayan (Osman’a) gelin Rasulullah’ın kızı onun nikahı altında ve hastaydı. Rasulullah ona: ‘Bec harbinde bulunanın hissesi kadar sana ecir ve pay var’ buyurdu.”

Rasulullah’ın, hac yolunda hanımına arkadaşlık etmesi için bir adam cihada çıkmaktan vazgeçmesini emretmesi:

İbn Abbas anlatıyor ve şöyle haber veriyor: “Adam dedi ki: ‘Ey Allah Rasulü! Ben şu şu yere giden orduyla yola çıkmak istiyorum.” (Müslim’in vayetinde: ‘Şu şu yere giden orduya ismimi yazdırdım) Hanım ise hacca gelmek istiyor. Bunun üzerine Rasulullah: ‘Hanımınla beraber gel buyurdular.”

Rasulullah’ın kendisine bildirilmeden, bir kadının defnedildiği gün üzülmesi ve bazı sahabileriyle ona dua etmek için kabre gitmesi:

Ebu Hureyre rivayet ediyor: “Siyahı bir erkek yahut bir kadın mescidi süpürürdü. (Diğer bir rivayette Ben onun sadece kadın olduğunu gördi (kadın) ölmüştü. Rasulullah ondan sorunca: ‘O öldü’ dediler. Rasululu ‘Niçin bana bildirmediniz? Kabrini bana gösterin’ dedi. Daha sonra kadir kabrine geldi ve ona dua etti.”

Rasulullah’ın, mü’mine kadınlara karşı davranışlarından bahseden bu misalleri, Buhari ve Müslim’in tarhiç ettiği, Rasulullah’ın kendisinin önünde tef çalmayı nezreden bir kadına izin verdiğini bildiren eşsiz bir misalle bitiri­yoruz. Bureyde rivayet ediyor: “Rasulullah, gazalarından birine çıkmıştı. Seferden dönünce siyahî bir cariye: ‘Ey Allah’ın Rasulü! Ben, şayet Allah se­ni selamet içinde geri döndürürse senin önünde tef çalıp şarkı söylemeyi nezrettim’ dedi. Bunun üzerine Rasulullah, kadına: ‘eğer nezrettiysen peki çal, yoksa çalma’ buyurdu. Kadın da (def) çalmaya başladı…”

Rasulullah’ın Müslüman Olmayan Kadınlara Karşı Davranışları

Cündeb b. Süfyan anlatıyor: “Rasulullah rahatsızlandı da iki yahut üç gece kalkmadı. Bunun üzerine bir kadın geldi ve: ‘Ey Muhammedi Ben umarım ki şeytanın seni terketmiş olsun! Görüyorum ki iki yahut üç geceden beri sana yaklaşmadı’ dedi. Bu olay üzerine Aziz ve Celil olan Allah ‘and olsun kuşluk vaktine, sükûna vardığı dem geceye ki Rabb’in seni terketmedi ve darılmadı’ âyetlerini indirdi.”

Rasulullah’ın korkan iki kadının hallerini araştırması:

Ebu Zerr şöyle anlatıyor: “Bir ara Mekkeliler dolunaylı bir gecede uy kuya daldılar. Ka’beyi kimse tavaf etmiyordu. Sadece onlardan iki kadın A-saf ve Naile’ye dua ediyorlardı. Bunun üzerine kadınlar velvele kopararak gittiler. Keşke bizim neferlerimizden biri burada olsaydı dediler. (Ravi de­vam ediyor:) Az sonra Rasulullah ile Ebubekir çıktı. Onlar yukarıdan iniyor­lardı (onlara) size ne oldu diye sordu. ‘(Başka dine gireni Ka’be ile örtüsü arasında gördük.) Ka’be ile örtülerinin arasında’ dediler. ‘Size ne söyledi?’ diye sordu. Kadınlar: ‘O, bize ağza alınmayacak sözler söyledi’ dediler. ”

Müslümanların iyiliğine sebep olan kadını Rasulullah’ın mükâfatlandırması:

İmran anlatıyor: “Biz Peygamber’le birlikte yolculuk ediyorduk. Bir müddet sonra insanlar Rasulullah’a susuzluktan şikayet ettiler. Rasulullah konakladı. Ali ile birini daha çağırdı ve onlara ‘gidin, su arayın’ buyurdu. İlcisi gittiler. Sonunda devesi üstünde iki büyük kırba yahut iki tulum arasına oturmuş kadına rastladılar. Kadına ‘su nerede?’ diye sordular Kadın: ‘Dün bu saatte suyun basındaydım, adamlarımız yolcudurlar, bizi arkada bıraktılar’ dedi. ‘O zaman yürü’ dediler. Kadın ‘Nereye?’ dedi. ‘Allah Rasulünün yanına’ diye cevap verdiler. Kadın: ‘Şu Sabii denilen adamın yanına mı?’ diye sordu. ‘O senin kasdettiğin zatın yanına, hadi yürü’ dediler. Kadını Rasulullah’ın yanına getirdiler… Rasulullah bir kap istedi. Her iki büyük kırbanın ağızla­rından o kabın içine su boşalttık ve ağızlarını bağladı. İnsanlara: ‘Gelin, hayvanlarınızı sulayın, kendiniz de su alın’ diye nida olundu. O kadın ayakta durmuş suyu nasıl kullandıklarına bakıp duruyordu. Allah’a yemin ederim ki, artık su alınmadığı halde kırbalar bize öncekinden daha da dolu görünü­yordu. Rasulullah: ‘Kadın için birşeyler toplayın’ diye emretti. Onun için en iyi hurmadan, undan, sevikten bir hayli şey topladılar, hatta birçok da buğ­day topladılar. Bunların hepsini (çuval gibi) bir bezin içine koydular. Kadını devesine bindirip çuvalı da kucağına yerleştirdiler. Rasulullah kadına: ‘Görüyorsun ki, senin suyundan hiçbir şey eksiltmedik, fakat bize su verip suya doyuran Allah’tır’ buyurdu. (Müslim’in rivayetinde de: ‘Kadının yetim çocukları olduğu haber verilince: ‘Rasulullah ona haydi git de bunları ailene yedir’ buyurdu.”

Raslullah’ın yemeğine zehir koymasına rağmen o kadına hoşgörülü davranması ve hediyesini kabul etmesi:

Enes (r.a.) anlatıyor: “Yahudi bir kadın Rasulullah’a zehirli bir koyun (eti) getirdi. O etten biraz yenildi. (Zehirli olduğu anlaşılınca) kadın hemen Rasulullah’ın yanına getirildi. Hemen kadını Rasulullah’ın yanına getirdileı ve: ‘Onu öldürmeyecek miyiz?’ denildi. Rasulullah ‘hayır’ cevabını verdi Müslim’in rivayetinde de: Kadın Rasulullah’ın huzuruna getirilince Rasu­lullah ona bu durum hakkında soru sordu. Kadın ‘Seni öldürmek istemiştim dedi. Rasulullah: ‘Allah seni bu hususta asla muvaffak kılmaz buyurdular.”

Rasulullah’ın, savaşta kadınların öldürülmesini yasaklaması: İbn Ömer (r.a.) anlatıyor: Rasulullah’ın savaşlarının birinde ölü bir ka din bulmuştum. Bunun üzerine Rasulullah, kadınların ve çocukların öldü rülmesini yasakladı.”

Rasulullah’ın kendisi hakkında kötü söz söyleyen kadına sabretmesi ve hidayete ermesi için dua etmesi:

Ebu Hureyre (r.a.) anlatıyor: “Annemi İslam’a davet ediyordum. Kendisi müşrik idi. Bir gün onu davet etmiştim, bana Rasulullah hakkında hoşlanmadığım sözler söyledi. Bunun üzerine ağlayarak Rasulullah’a gel­dim ve ona: ‘Ey Allah’ın Rasulü! Ben annemi İslam’a davet ediyorum, kabul etmekten çekiniyor. Bu gün kendisini yine davet ettim; bana senin hakkında hoşlanmadığım sözler söyledi. (Ne olur) Ebu Hureyre’nin annesinin hidaye­te ermesi için Allah’a dua et!’ dedim. Bunun üzerine Rasulullah: ‘Allah’ım! Ebu Hureyre’nin annesine hidayet ver’ diye dua etti. Ben, Rasulullah’ın dua­sına sevinerek çıktım. (Eve) geldim… (Annem) kapıyı açtı ve: ‘Ey Ebu Hu­reyre! Allah’tan başka ilah olmadığına, Muhammed’in de O’nun kulu ve Rasulü olduğuna şehadet ederim’ dedi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir