Anasayfa / Külliyatlar / Hadis Ansiklopedisi / Cuma Namazı İle İlgili Hadis-i Şerifler
Cuma Namazı İle İlgili Hadisler

Cuma Namazı İle İlgili Hadis-i Şerifler

Cuma Namazı İle İlgili Hadisler, Cuma Namazı ile ilgili Sünnetler, Cuma Namazı Hadis-i Şerifleri, Cuma Namazı Hakkında Hadisler

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Biriniz cumanın farzını kılınca, ardından dört rek`at namaz daha kılsın.”

|Müslim, Cum`a 67–69. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 238; Tirmizî, Cum`a 24; Nesâî, Cum`a 42; İbni Mâce, İkâmet 95.

İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem cumanın farzından sonra evine gitmedikçe namaz kılmazdı. Sonra evinde iki rek`at namaz kılardı.

|Müslim, Cum`a 71. Ayrıca bk. Buhârî, Cum`a 39; Nesâî, İmâmet 64; Cum`a 43.

Hz. Ömer (radıyallâhu anh) anlatıyor: “Kurban bayramında kılınan namaz iki rek’attir, Fıtır (Ramazan) bayramında kılınan namaz iki rek’attir, sefer namazı iki rek’attir, cum’a namazı da iki rek’attir. Bunlar Resülullah (aleyhissalatu vesselâm)’ın lisanı üzere, tamamdır, kısaltma yoktur.”

|Nesâî, Cum’a 37, (3,111), Taksir 1, (3,118), İdeyn 11, (3,183).

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Kim cum’a günü cenabet guslü ile gusül yapar, sonra cum’aya giderse sanki bir deve kurban etmiş gibi (sevaba nâil) olur. Kim ikinci saatte giderse bir sığır kurban etmiş gibi (sevaba nâil) olur.Kim üçüncü saat giderse boynuzlu bir davar kurban etmiş gibi (sevaba nâil) olur. Kim dördüncü saat giderse bir tavuk kurban etmiş gibi (sevaba nâil) olur. Kim beşinci saatte giderse bir yumurta tasadduk etmiş gibi (sevaba nâil) olur. İmam (hutbeye) çıkınca melekler hazır olur, zikri dinlerler.”

|Buharî, Cum’a4,19; Müslim, Cum’a 10, (850); Muvatta, Cum’a 1, (1,101); Ebu Dâvud, Tahâret 129, (351); Tirmizî, Salât 358, (499); Nesâî, Cum’a 14, (3, 99); İbnu Mâce, İkâmet 82, (1092).

Bir rivayette şöyle denmiştir: “Cuma günü olunca, mescidin her bir kapısında melekler vardır. İlk gelenleri sırayla yazarlar. İmam (minbere) oturunca defterleri kapatıp, zikri dinlemeye giderler.”

|Müslim, Cum’a 24, (850).

Bir rivayette şöyle denmiştir: “Cuma günü olunca, mescidin her bir kapısında melekler vardır. İlk gelenleri sırayla yazarlar. İmam (minbere) oturunca defterleri kapatıp, zikri dinlemeye giderler.”

|Müslim, Cum’a 24, (850).

Ebu Dâvud der ki: “Mekhûl’e “gassele” ve “igtesele” den sorulmuştu şu cevabı verdi: “Bundan maksad başını ve bedenini yıkamaktır.” Sa’îd İbnu Abdilaziz de aynı şeyi söyledi. “Hanımıyla cinsi münasebette bulunarak onu da yıkanmaya muhtaç kıldı demektir. Böyle yapmak, namaza çıkınca, gözlerin korunmasında en elverişli vasıtadır.”

“İgtisele” ise cimadan sonraki yıkanmadır.

“Bekkere” ilk vaktinde namaza gitmektir.

“İbtekere” hutbenin başına yetişmektir.

Abdullah İbnu Amr İbni’l Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Cum’a namazına üç (grup) insan katılır:

1) Kişi var, namaza katılır, boş konuşma yapar. Bunun namazdan hissesi, o konuşmasıdır.

2) Kişi var namaza gelir dua eder. Bu kimse Allah’a duada bulunmuştur, Allah dilerse onun istediğini hemen verir, dilerse vermez.

3) Kişi vardır, namaza gelir sadece dinler ve sükût eder, mü’minlerin arasından yararak geçmez, kimseye ezâ vermez. Onun bu namazı, daha önce geçen cum’a’ya ve fazladan da üç güne kadar (günahlarına) kefarettir. Bu hal Cenâb-ı Hakk’ın şu sözüne binâendir: “Kim bir hayır yaparsa bu kendisinden on misliyle kabul edilir” (En’am 160).

|Ebu Dâvud, Salât 235, (1113).

Hz. Ali (radıyallalhu anh) Kûfe ‘de hutbe verirken minberden şöyle seslenmiştir: “Cum ‘a günü olunca şeytan çarşı ve pazara erkenden bayraklarıyla gider, insanlara binbir engel çıkararak mâni olmaya, onları cuma’dan (hiç olmasa) geciktirmeye çalışır. Melekler de erkenden gidip mescidin kapılarına dururlar. Gelenleri birinci saatte gelenler, ikinci saatte gelenler diye yazarlar. Bu hâl imam (hutbeye) çıkıncaya kadar devam eder. Kişi mescidde, imamı görüp, dinleyebileceği biryere oturup, can kulağıyla dinledi ve konuşmadı mı, kendisine iki kat sevap vardır. Kişi uzakta kalır ve imamı dinleyemiyeceği bir yere oturur, sessiz durur ve konuşmazsa bir hisse sevap alır. Eğer, imamı görüp dinleyebileceği bir yere oturur fakat boş konuşma yapar, sessiz kalmazsa, ona iki hisse vebal yazılır. Eğer, dinleme ve görme imkan nı olmayan bir yere oturur ve boş konuşur ve sessiz kalmazsa, ona bir hisse vebal vardır. Kim de yanındaki arkadaşına cum’a günü “sus!” derse “boş konuşmuş” olur. Kim de boş konuşur ise, o cumadaki sevaptan nasibsiz kalır. ”

(Hz. Ali) konuşmasının sonunda şunu söyledi:”Ben bunu Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘dan işittim.”

|Ebu Dâvud, Salât 209, (1051).

Târık İbnu Şihâb (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: “Cuma namazı, dört kişi hariç geri kalan her müslüman üzerine cemaat içinde yapması gereken vâcib bir hakk’dır. Cumadan istisna edilen bu dört kişi şunlardır: Köle, kadın, çocuk ve hasta.”

|Ebu Dâvud, Salât 215, (1067).

Abdullah İbnu Amr İbni ‘l-Âs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki : “Ezanı her işitene cuma farzdır.”

|Ebu Dâvud, Salât 212, (1056).

Hz. Hafsa (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Her ihtilâm olan erkeğe cumaya gitmek vacibtir. Cum’aya her gidene de gusül vacibtir.”

|Ebu Dâvud, Tahâret 129, (342); Nesâî, Cum’a 2, (3, 89).

Hz. Hafsa (radıyallahu anhâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Her ihtilâm olan erkeğe cum ‘ aya gitmek vacibtir. Cum’aya her gidene de gusül vacibtir.”

|Ebu Dâvud, Tahâret 129, (342); Nesâî, Cum’a 2, (3, 89).

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) uyurdularki: “Cum’a namazından veya başkasından bir rek’ate yetişenin namazı tamam olmuştur.”

|Nesâî, Mevâkit 30, (1, 274, 275).

Kuba ahâlisinden bir adam-Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘la sohbet etme şerefine ermiş bulunan babasından naklen demiştir ki: ”Resulullah bize Kuba ‘dan (gelerek Medîne ‘de) cum’a namazına katılmamızı emretti.”

|Timizî, Salât 360, (501).

Ebu’l-Ca’d ed-Damrî (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki :” Kim önemsemeyerek üç cumayı terk edecek olursa, Allah onun kalbini mühürler.

|Ebu Dâvud, Salât 210, (1052); Tirmizî, Salât 359, (500) ; Nesâî, Cum’a 2, (3,88).

Semüre İbnu Cündüb (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: “Cum’a namazını özürsüz olarak kim terk edecek olursa bir dinar para tasadduk etsin, (bu kadar) bulamazsa, yarım dinar tasadduk etsin.

|Ebu Dâvud, Salât 211, ( 1053-1054) ; Nesâî, Keffâret 3, (3, 89) ; İbnu Mâce, İkâmet 93, (112 8).

Ebu’l-Melih, ismi Umayr İbnu Amir el-Hüzelî (radıyallahu anh) olan babasından naklen anlattığına göre, babası Hudeybiye seferi sırasında bir cuma günü, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ile birlikte bulunmuştur. O gün, ayakkabılarının altını ıslatmayacak kadar yağmur yağmış, bunun üzerine. Efendimiz, herkesin yerlerinde namaz kılmalarını emir buyurmuştur.”

|Ebu Dâvud Salât 213, (1058, 1059); Nesâî, İmâmet 51, (2, 111).

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Üzerine güneş doğan en hayırlı gün cuma günüdür. Adem o gün yaratıldı, o gün cennete konuldu ve yine o gün cennetten çıkarıldı.”

|Müslim, Cum`a 17, 18. Ayrıca bk. Tirmizî, Cum`a 1, 2; Nesâî, Cum`a 4, 45

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir kimse güzelce abdest alarak cuma namazı’na gelir, hutbeyi ses çıkarmadan dinlerse, iki cuma arasındaki ve fazla olarak üç günlük daha günahları bağışlanır. Kim hutbe okunurken çakıl taşlarıyla oynarsa, boş ve mânasız bir iş yapmış olur.”

|Müslim, Cum`a 27. Ayrıca bk. Müslim, Cum`a 26; Ebû Dâvûd, Salât 203; Tirmizî, Cum`a 5; İbni Mâce, İkâmet 62, 81.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Büyük günahlardan kaçınıldığı sürece, beş vakit namaz ile iki cuma ve iki ramazan, aralarında geçen günahlara keffaret olur.”

|Müslim, Tahâret 16. Ayrıca bk. Müslim, Tahâret 14, 15.

İbni Ömer radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Biriniz cuma namazı’na gideceği zaman boy abdesti alsın.”

|Buhârî, Cum`a 2, 5, 12; Müslim, Cum`a 1, 2, 4; Tirmizî, Cum`a 3; Nesâî, Cum`a, 7, 25; İbni Mâce, İkâmet, 80.

Ebû Saîd el–Hudrî radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Her baliğ olan kimseye cuma günü boy abdesti almak gereklidir.”

|Buhârî, Ezan 161, Cum`a 2, 3, 12; Müslim, Cum`a 5, 7; Ebû Dâvûd, Tahâret 127; Nesâî, Cum`a 2, 6, 8, 11; İbni Mâce, İkâmet 80.

Semüre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Her kim cuma günü abdest alırsa ne iyi eder; hele boy abdesti alırsa, o daha iyidir.”

|Ebû Dâvûd, Tahâret 128; Tirmizî, Cum`a 5. Ayrıca bk. Nesâî, Cum`a 9.

Selmân radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Bir kimse cuma günü boy abdesti alarak elinden geldiğince temizlenir, saçını sakalını yağlayıp tarar veya evindeki güzel kokudan süründükten sonra câmiye gider, fakat orada yan yana oturan iki kimsenin arasını açmaz, sonra Allah Teâlâ’nın kendisine takdir ettiği kadar namaz kılar, daha sonra sesini çıkarmadan imamı dinlerse, o cumadan öteki cumaya kadar olan günahları bağışlanır.”

|Buhârî, Cum`a 6, 19.

Ebû Hüreyre radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem cuma gününden söz ederek şöyle buyurdu:

“Cuma gününde bir zaman vardır ki, şayet bir müslüman namaz kılarken o vakte rastlar da Allah’tan bir şey isterse, Allah ona dileğini mutlaka verir.”

Resûl–i Ekrem o zamanın pek kısa olduğunu eliyle gösterdi.

|Buhârî, Cum`a 37, Talâk 24, Daavât 61; Müslim, Müsâfirîn 166, 167, Cum`a 13–15. Ayrıca bk. Tirmizî, Cum`a 2; Nesâî, Cum`a 45; İbni Mâce, İkâmet 99.

Ebû Bürde İbni Ebû Mûsâ el–Eş`arî radıyallahu anh şöyle dedi:

Birgün Abdullah İbni Ömer radıyallahu anhümâ bana:

– Cuma günü duaların kabul edildiği zaman hakkında babanın Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’den bir hadis rivayet ettiğini duydun mu? diye sordu. Ben de:

– Evet, duydum. Babam, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’i şöyle buyururken işittiğini söyledi:

“O vakit, imamın minbere oturduğu andan namazın kılındığı zamana kadar olan süre içindedir.”

|Müslim, Cum`a 16. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Salât 202; Nesâî, Cum`a 45.

Evs İbni Evs radıyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

“Günlerinizin en faziletlisi cuma günüdür. Bu sebeple o gün bana çokca salâtü selâm getiriniz; zira sizin salâtü selâmlarınız bana sunulur.”

|Ebû Dâvûd, Salât 201, Vitir 26. Ayrıca bk. Nesâî, Cum`a 5; İbni Mâce, İkâmet 79, Cenâiz 65.

Muâz İbni Enes el–Cühenî radıyallahu anh‘den rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem, cuma günü imam hutbe okurken dizleri dikip oturmaktan nehyetmiştir.

| Ebû Dâvûd, Salât 228; Tirmizî, Cum’a 18.

Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: ”Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cum’ayı (öğleyin) güneş meyl edince kılardı. ”

|Buharî, Cum’a 16, Ebu Dâvud,. Cum’a 224, (1084); Tirmizî, Salât 361, (503).

Buharî nin bir diğer rivâyetinde şöyle gelmiştir : “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) soğuk şiddetlenince namazı erken (ilk vaktinde) kılardı. Sıcak şiddetlenince namazı yani cum’a’yı (öğleyin biraz) serinleyince kılardı.”

|Buharî, Cum’a 16.

Sehl İbnu Sa ‘d (radıyallahu anh) anlatıyor: “Biz Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’la cum ‘ayı kılar, sonra da kaylûle (öğle uykusu) yapardık.”

|Buharî, Cum’a 40, 41, Hars 21, Et’ime 17, İsti’zan 16, 39; Müslim, Cum’a 30, (859); Ebu Dâvud, Cum’a 224, (1086); Tirmizî, Salât 378, (525).

Diğer bir rivayette : “Biz, ancak cum ‘a namazından sonra kaylûle yapıyor yemek yiyorduk ” denmiştir.

Tirmizî ve Muvatta dışındaki diğer kitaplarda Seleme İbnu ‘l-Ekvâ ‘dan gelen bir rivayette: “Sonra cuma ‘dan çıktığımızda duvarların diplerinde, gölgelenebileceğimiz bir gölge olmazdı” denmiştir.

es-Sâib İbnu Yezîd (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullalh (aleyhissalâtu vesselam), Hz. Ebu Bekir ve Hz: Ömer (radıyallahu anhümâ) devirleride cuma namazının ilk ezanı, imam minbere oturunca okunurdu. Ancak Hz. Osman zamanı olup cemaat artınca, emri üzerine (Medine çarşısında) Zevra nam yerde üçüncü bir ezan daha okundu. (Cum’a ezanı işi) bu şekilde sâbitleşti.

|Buharî, Cum’a 21, 22, 24, 25 ; E bu Dâvud, Salât 225 ; Tirmizî, Salât 372, (516) ; Nesâî, Cum’a 15, (3, 100, l01).

Ubeydullah İbnu Ebî Râfî (rahimehullah) anlatıyor: “(Emevi halifelerinden) Mervân, Ebu Hüreyre, (radıyallahu anh) ‘yi Medine ‘ye halef tayin etti. Ebu Hüreyre, cum ‘ayı kıldırdı ve birinci rek’atte, el-Hamd süresini okuduktan sonra Cum ‘a suresini okudu. İkinci rek’atte ve izâ câeke’l-Münâfikun’u okudu. Dedi ki:

“Ben Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) ‘ın bunları okuduğunu işittim.”

|Müslim, Cum’a 61, (877); Ebu Dâvud, Salât 242, (112); Tirmizî, Salât 374,(519).

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) cum’a günü sabah namazında Elif lâm-mîm Tenzîl ‘i birinci rek ‘atte; Hel Etâ ‘yı da ikinci rek’atte okurdu. Cum ‘a namazında da Cum ‘a ve Münâfikûn sûrelerini okurdu.

|Müslim, Cum’a 64, (879); Ebu Dâvud, Salât 218, (1074); Tirmizî, Salât 375, (520); Nesâî, Cum’a 38, (3, 111).

Ümmü Hişâm Bintu Hârise İbnu ‘n-Nu ‘mân (radıyallalhu anhâ) anlatıyor: “Kâf ve’l Kur’âni’l-Mecîd sûresini, cuma günü minber üzerinden her cum ‘ada okurken Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)’ın kendi dillerinden aldım.”

|Müslim, Cum’a 52, (873); Ebu Dâvud, Salât.229, (1100); Nesâi, Cum’a 28, (3, 107).

Ya’lâ İbnu Ümeyye (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) minberde: (Zuhruf 77) diye okurken işitim.”

|Buharî, Tefsir, Zuhruf 2, Bed’ü’l-Halk 6,10; Müslim, Cum’a 49, (871); Ebu Dâvud, Hurûf 1, (3992); Tirmizi, Salât 365, (508).

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

“Birinizin Harre’nin sırtında namaz kılması, onun için cum’a günü oturup oturup imam hutbeye başlayınca gelip cemaatin omuzlarını yararak cemaate katılmasından hayırlıdır.”

|Muvatta, Cum’a 18, (1, 110).

Tirmizî’de Mu’az İbnu Enes ‘ten merfu olarak şu rivayet kaydedilmiştir: “Cum’a günü kim cemaatin omuzlarını yararak ilerlerse cehenneme bir köprü ittihaz olunur. ”

Tirmizî, Salât 369, (513).

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki:

“Sizden kimse, cum’a günü kardeşini kaldırıp sonra da yerine oturmasın. Lakin: “Açılın” desin.”

|Müslim, Selâm 27-30, (2178).

Nâfi (rahimehullah) anlatıyor:”İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ)’i işittim, diyordu ki: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) kişinin bir başkasını kaldırarak yerine oturmasını yasakladı.” Nâfi ‘ye: “Bu yasak cum’a’ya mı mahsus?” diye soruldu.

“Cum’a ve diğer günlerde!” diye cevap verdi.”

|Buharî, Cum’a 20, İstî’zan: 31, 32; Müslim, Selam 28, (2177).

Cuma Namazı İle İlgili Hadisler, Cuma Namazı ile ilgili Sünnetler, Cuma Namazı Hadis-i Şerifleri, Cuma Namazı Hakkında Hadisler

Amr İbnu Şu ‘ayb an ebîhi an ceddihi (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cum ‘a günü namazdan önce cemaat teşkilini yasakladı. ”

Rezin ilavesidir. Ebu Dâvud’da gelen bir hadisin parçasıdır (Salât 220, ( 1079).

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor:”Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm), cum’a günü minbere çıkınca:

“Oturunuz!” dedi. Bunu İbnu Mes’ud (radıyallhu anh) işitince olduğu yere oturdu, tam mescidin giriş kapısını üstüydü. Resulullah (aleyhisalâtu vesselâm) onu bu halde gördü ve:

“Gel! Ey Abdullah İbnu Mes’ûd!” buyurdu.”

|Ebu Dâvud, Salât 226,(1091).

İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: “Cum’a günü biriniz (mescitte) uyuklayacak olursa oturduğu yeri değiştirsin. ”

|Ebu Dâvud, Salât 239, ( 1119); Tirmizî, Salât 379, (526).

İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalatu vesselâm) ‘ın mescidinde kılınan cum ‘adan sonra ilk kılınan cuma namazı, Bahreyn köylerinden olan Cuvasa’daki Abdü’l-Kays mescidinde kılınan namazdı.”

|Buharî, Cum’a 11; Ebu Dâvud, Salât 216, (1068).

Hz. Câbir (radıyallahu anh) anlatıyor:”Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) hutbe verirken bir adam girdi. Resulullah adama:

“Namaz kıldın mı?” dedi. Adam:

“Hayır!” dedi. Efendimiz:

“Öyleyse iki rek’atini kıl!” diye emretti.”

|Buharî, Cum’a 32, 33, Teheccüd 25; Müslim, Cum’a 55, Ebu Dâvud, Cum’a 237; Tirmizi, Salât 367, (510); .Nesâî, Cum’a 21, 27, (3, .103, 107).

Bir rivayette şöyle gelmiştir: “. . . Kalk, iki rek ‘at kıl.”

Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdularki: “Sizden biri cumayı kıldı mı, ondan sonra da dört rek’at kılsın.”

|Müslim, Cum’a 67, (881); Ebu Dâvud, Salât 244, (1131); Tirmizî, Salât 376.

Bir rivayette şöyle buyrulmuştur: ” Senin acele etmen gereken bir şeyin olursa mescidde hemen iki rek’atı kıl, iki rek’at de dönünce kıl.”

|Müslim, Cum’a 67, (881).

Nâfi merhum anlatıyor: “İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ), cuma günü bir adamın cumayı kılarken durduğu yerden hiç kımıldamaksızın iki rek’at daha kılmaya devam ettiğini görmüştü, adamı bundan men etti ve:

“Cum’a’yı dört mü kılıyorsun?” dedi. İbnu Ömer, cum’a günü evinde iki rekat kılar ve etrafındakilere:

“Resulullah böyle kılardı!” derdi.”

|Buharî, Cuma 39, Teheccüd 25, 29; Müslim, Cum’a 70, (882); Ebu Dâvud, Salât 244, (1127, 1128); Tirmizî, Salât 376, (521, 522); Nesâî, Cum’a 42, 44, (3, 113).

Atâ anlatıyor: “İbnu Ömer (radıyallahu anhümâ) Mekke ‘de cumayı kıldı mı ilerler iki rek’at daha kılardı; sonra biraz daha ilerler ve dört rek ‘at daha kılardı. Medine ‘de olunca da cum’ayı kılar sonra evine döner, iki rek’at daha kılardı, bunu mescidde kılmazdı. Bu durumun sebebi nedir? diye kendisinden sorulmuştu:

“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) böyle yapardı” dedi. ”

|Ebu Dâvud, Salât. 244, (1130, 1131); Tirmizî, Salât 376, (523).

Hz. Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: “Şu gününüzde iki bayram bir araya geldi. Dileyene (bayram ) cuma için de yeterlidir. Biz her ikisini birleştiriyoruz.”

|Ebu Dâvud, Salât 217, (1074); İbnu Mâce, İkâmet 166, (1311).

Ebu Ubeyd Sa’id İbnu Ubeyd’in anlattığına göre, Hz. Ömer (radıyallahu anh) ile bir bayramda beraber olmuştur. Hz. Ömer önce namaz kıldırmış, sonra hutbe okuyup halka şöyle hitab etmiştir:

“Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) sizleri bu iki bayram gününde oruç tutmaktan men etti. Bu iki bayramdan biri oruç tuttuğunuz aydaki ramazan bayramınızdır. Diğeri de kurbanlarınızdan yediğiniz günün bayramıdır!”

Ebu Ubeyd der ki: “Ben Hz. Osman (radıyallahu anh) ile de bayram geçirdim. O da hutbeden önce namaz kıldırdı. Hatta bu bir cum’a günüydü. Avâli halkına şöyle dediler:

“Kim cumayı beklemek isterse beklesin, kim de ailesine dönmek isterse dönsün, kendisine izin verdik.”

|Buhari, Edahi 16, Savm 66, 67; Müslim; Siyam 138, (1137).

Atâ İbnu Ebi Rebâh merhum anlatıyor: “İbnu’z-Zübeyr (radıyallahu anhümâ), bize bir cum’a günü gündüzün başında (bayram) namazı kıldırdı. Sonra biz (öğle vakti) cum’a namazı kılmak üzere (mescide) gittik. İbnu’z-Zübeyr, bize (namaz kıldırmak üzere mescide) gelmedi. Biz de tek başımıza (öğle namazlarımızı) kıldık. O sırada İbnu Abbâs (radıyallahu anhümâ) Tâif’te idi. Medine’ye döner dönmez durumu ona açtık.

“Sünnet’e uygun hareket etmiş!” dedi.

Bir başka rivâyette şöyle gelmiştir: “İbnu’z-Zübeyr zamanında ramazan bayramı cum’a gününe rastlamıştı.”

“İki bayram, aynı günde bir araya geldiler”! dedi. Sonra ikisini birleştirip iki rek’at hâlinde sabah erkenden kıldırdı. Artık, ikindiyi kılıncaya kadar başka bir şey kılmadı.”

|Ebu Dâvud, Salât 217, (1071, 1072); Nesâi, lydeyn 32, (3, 194).

Cuma Namazı İle İlgili Hadisler, Cuma Namazı Hakkında Hadisler


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir