Anasayfa / İlmihal / Zekat Rehberi / Bina, Arsa ve Nakil Araçlarının Zekatı Nasıl Hesaplanır?

Bina, Arsa ve Nakil Araçlarının Zekatı Nasıl Hesaplanır?

BİNA, ARSA VE NAKİL ARAÇLARININ ZEKATI NASIL HESAPLANIR?

Müteahhitlerin faaliyetini zekât durumuna göre aşağıdaki şekilde değerlendirmek mümkündür:

Müteahhit inşaatlarını tam olarak kendi sermayesiyle tamamlayıp satışa arzediyorsa, her yıl zekât hesap dönemi sonunda, inşaatının ulaştığı noktada değeri üzerinden % 2.5 zekâta tâbi bulunur.

Yaptığı inşaatı proje üzerinden veya inşaat devam ederken peşin parayla satması durumunda, satış bedelinin yalnız kendisine isâbet eden kâr kısmı zekât matrahına eklenir.

Taksitlerle satması durumunda, zekât hesap dönemine kadar teslim aldığı taksitlerin toplamı kadar imâlât yapmışsa, yine yalnız kâr kısmı zekât matrahına eklenir ve değeri üzerinden % 5 zekât gerekir. Böyle bir taksitli satış istisnâ’ (sipariş) sözleşmesi niteliğinde olup, bir yılda ödenen toplam bedel ve yapılan iş miktarı dikkate alınarak zekât hesabını çıkarmak güç olmaz.

Mütahhidin ileride inşaat yapmak üzere elinde bulunan arsalardan imarı alınmış ve inşaat kararı verilmiş olanlar, değeri üzerinden % 5 zekâta tâbi bulunur.

Ancak arazi olarak alınmış, henüz parsel yapılmamış, ya da parsel yapılıp da imarı alınarak henüz inşaat veya satış kararı verilmemiş durumda olan yerler, akar niteliğinde olup, tarım arazisi ise ve ekilip biçiliyorsa öşre, akar olarak kiraya verilmişse kira geliri üzerinden zekâta tâbi olur. Ya da boş olarak tutuluyorsa, kiraya verilmemiş bir akar olarak zekât gerekmez.

Kooperatif inşaatını üstlenen müteahhit de, sözleşme uyarınca, yıllık âidat toplamı kadar iş yapar. Ancak bu âidatın içinde müteahhit kârı da vardır. Müteahhidin bunu hesaplayarak zekât matrahına eklemesi gerekir. Kooperatif üyeleri kendisi oturmak veya kiraya vermek amacıyla yatırım yapıyorsa, zekâta tâbi olmazlar.

Satıp kârından yararlanmak amacıyla üye olan ise, zekât hesap dönemi sonunda, kendi hissesine düşen inşaat değeri üzerinden % 2.5 zekâta tâbi olur.

Emlâkçılık yapan kimse, kendi mülkiyetinde olup satışa arzettiği taşınmazlardan, zekât hesap dönemi sonunda elinde bulunanların değeri üzerin- den % 2.5 zekâta tâbi olur. Komisyoncu olarak başkalarına ait taşınmazları satan veya kiraya vermekte olan emlâkçı ise, komisyon gelirlerinden elde kalanı, dönem sonunda zekât matrahına ekler.

Bir kimse sırf kira gelirinden yararlanmak için iş yeri, dükkân, depo, antrepo, iş hanı gibi akarlar edinse, zekât hesap dönemi sonunda bu kira gelirleri başka mal ve parası da varsa bunlara eklenerek % 2.5 üzerinden zekâta tâbi olur.

Günümüzde sermaye, toprak ve ticaret dışında daha düzenli gelir sağlamak amacıyla başka yönlere yönelmiştir. Kira geliri sağlamak için elde tutulan daire, işyeri, dükkân, han, apartman, depo ile üretim için tesis edilen fabrikalar, nakliye işinde kullanılan otobüs, tren, uçak, gemi, tır ve benzeri vasıtalar bunlar arasında sayılabilir. Bunların hepsi kendisinde büyüme ve gelişme olmaksızın geliri için yapılan yatırımlardır. Bu yüzden de gelirlerinden zekat vermek gerekir.

Diğer yandan bazı durumlarda kira geliri ve ticaret malı olma niteliği bir malda toplanabilir. Bir müteahhit, satacağı bazı daireleri geçici olarak kiraya verse, bu dairelerin ticaret malı olma niteliği değişmez.

Galericilerin alıp-satmak üzere ellerinde bulunan otomobil, minibüs, kamyon, otobüs gibi araçları değeri üzerinden zekâta tâbi olur. Başkalarına ait araçları komisyon usûlü satan galerici ise, bu gelirlerinden dönem sonunda elinde kalanı zekât matrahına ekler ve zenginse % 2.5 üzerinden zekâta tâbi olur.

Şehirlerarası otobüs işletmeciliği yapan bir firma, işlettiği kendi mülkiye- tinde bulunan otobüslerin gelirinden dönem sonunda % 2.5 zekâta tâbi olur. Ancak yıl içinde bunlardan meselâ, beş tane otobüsün satışına karar verilse, alıcı çıkıncaya kadar, bunlar sefere devam edebilir, fakat ticaret malına (urûz) dönüştükleri için, bunlar değeri üzerinden zekât matrahına eklenir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir